Almanya'da sekiz yıl önce krediyle ev satın alan bir Hırvat gurbetçi, yüksek yaşam maliyetleri ve beklenmedik ek masraflar nedeniyle finansal bir tuzağa düştüğünü belirterek pişmanlığını dile getirdi. Bu durumu, Facebook'taki "Balkan u Nemačkoj" grubunda yaptığı bir paylaşımla kamuoyuna aktardı. Son on yıllarda çok sayıda Hırvat vatandaşının daha iyi yaşam koşulları, istikrarlı iş ve düzenli bir sistem arayışıyla Almanya gibi Batı Avrupa ülkelerine göç ettiğini kaydetti. Gurbetçi, o dönemde gayrimenkul satın almanın verebileceği en iyi karar olduğuna inandığını belirtti. Ancak zamanla gerçeğin beklendiği kadar basit olmadığını anladığını açıkladı. Kredi taksitinin tek gider olmadığını kaydeden gurbetçi, pek çok kişinin gayrimenkul almadan önce göz ardı ettiği bir dizi başka yükümlülüğün de bulunduğunu vurguladı. Aylık 150 avro ısıtma, 80 avro elektrik, 50 avro su ve kanalizasyon, 70 avro gaz, 30 avro daire sigortası, 40 avro emlak vergisi, 50 avro asansör ve koridor temizliği, en az 50 avro da tamir ve küçük arızalar için harcama yaptığını aktardı. Bu ek masrafların, kredi taksitleri hariç ayda 500-550 avroyu bulduğunu belirtti. Gurbetçi, Ağustos ayı sonuna kadar binanın yeni dış cephesi için 18.000 avro ödemek zorunda olduğunu ve bu durumu nasıl finanse edeceğini bilmediğini söyledi. Ayrıca, daireyi tamamen ödese bile aylık 550-600 avro gideri olacağını, kiralamanın ise 800-900 avro olduğunu ifade ederek, aradaki farkın çok az olduğunu belirtti. Üst kat komşusuyla yaşadığı gürültü sorunlarının da kendisine ek stres yarattığını kaydetti. Gurbetçi, tüm bu yaşananlar sonrası daire satın almanın iyi bir karar olup olmadığını sorgulamaya başladığını aktardı. Almanya'da ev almayı düşünenlere, kredi çekmeden önce tüm detayları sormaları ve yalnızca dairenin fiyatına değil, mülkiyetin tüm maliyetlerine bakmaları yönünde uyarıda bulundu. Daire sahibi olmanın sürekli bir finansal sorumluluk ve stres kaynağı olduğunu vurguladı.