Almanya'da yapılan son araştırmalar, enflasyon korkusunun ve artan yaşam maliyetlerinin Alman toplumunda derinlemesine kök saldığını belirtti. Allianz Lebensversicherung şirketinin Ipsos Enstitüsü ile işbirliği içinde gerçekleştirdiği ankete göre, bin katılımcının yüzde 57'si fiyat artışlarını en büyük finansal endişesi olarak kaydetti. En büyük endişenin en düşük gelirli vatandaşlar arasında değil, orta ve yüksek gelirli gruplar arasında kaydedilmesi dikkat çekti. Düşük gelirli katılımcıların yüzde 52'si yaşam maliyetlerindeki artışı sorun olarak belirtirken, bu oranın orta gelir grubunda yüzde 58'e, yüksek gelir grubunda ise yüzde 56'ya ulaştığını aktardı. En düşük gelirli kesimin en savunmasız olması beklense de, sonuçlar tersi bir eğilimin varlığını bildirdi. Uzmanlar, orta sınıfın satın alma gücündeki düşüşü ve yaşam standartlarındaki değişiklikleri en çok hisseden grup olduğunu, aynı zamanda daha yüksek beklentilere ve finansal yükümlülüklere sahip olduğunu vurguladı. Anket, nüfusun önemli bir kısmının sınırlı finansal hareket alanına sahip olduğunu da açıkladı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 70'i, gelecekteki finansal hedeflerine ulaşma olasılıkları konusunda iyimser veya ılımlı derecede iyimser olduğunu belirtti. Ancak, katılımcıların üçte biri şu anda hiç tasarruf yapamadığını veya bunun çok zor olduğunu aktardı. Diğer endişe verici bir gerçek ise, katılımcıların dörtte birinin mevcut harcamalarını karşılamak için emeklilik birikimlerini kullanmak zorunda kaldığını açıkladı. Katılımcıların sadece yüzde 19'u yaşlılık dönemi için yeterli kaynağı şimdiden sağladığını belirtti. Katılımcıların üçte biri ise onurlu bir emeklilik için ne kadar paraya ihtiyaç duyacağı konusunda net bir fikre sahip olmadığını vurguladı. Katılımcıların yüzde 60'ı yaşlılıkta gelecekteki gelirler için en büyük riskin fiyatların daha da yükselmesi olduğunu belirtti. Yüzde 57'si ise yüksek sağlık ve uzun süreli bakım maliyetlerini vurguladı. Araştırma, kadınların tüm yaş ve gelir gruplarında finansal gelecekleri konusunda erkeklerden daha fazla endişeli olduğunu kaydetti. Bu durum, yaşlılıkta ekonomik güvenlik algısındaki cinsiyet farklılıklarını da açıkça vurguladı.