Şehir hayatının hızından ve sürekli baskısından kaçmayı hayal eden birçok kişinin olduğu bir zamanda, bu adımı gerçekten atanların hikayeleri özel ilgi çekiyor. Bugojno'dan Ivica Marinčić'in, Almanya'daki işini bırakıp daha sakin, bağımsız bir köy hayatını tercih ettiği aktarıldı. Ivica Marinčić'in hikayesi, Srećko Stipović'in YouTube profilinde aktarıldı. Stipović, reportajında Marinčić'in Almanya'da inşaat işinde çalışırken yaşadığı stres ve baskılardan uzak, sakin ve düzenli bir yaşam sürdüğünü kaydetti. Marinčić, küresel enerji krizi ve olası çatışmaların petrol fiyatları üzerindeki etkileri gibi güncel konuların kendisini endişelendirmediğini belirtti. Marinčić, Almanya'daki yaşamına dair deneyimlerini şöyle açıkladı: 'Orada sürekli stres, son tarihler, saatler altındaydım, her şeyi yapmak zorundaydım. Beni bir at gibi koşturdular. Ev, iş, pijama. Oradaki hayatım buydu. Bugün kendi kendimin patronuyum. İstediğim zaman ve istediğim kadar çalışıyorum. Hiçbir şeyi yapmak zorunda değilim, sadece yapılması gerekenler var.' Yaklaşık üç hektarlık kiraladığı otlakta sürüsünü gezerken Ivica, 'Kendi koyun ve keçi sürüm var. Bir de köyde yaşamak isteyen bir eş olsaydı, her şey bir peri masalı gibi olurdu' ifadelerini aktardı. Akaryakıt ve petrol fiyatlarındaki artış hakkında konuşan Ivica, bu duruma hiç aldırış etmediğini belirtti. Yaşam tarzının otomobillerden ve fosil yakıtlardan tamamen bağımsız olduğunu kaydetti. Kendi mülkünde yalnız yaşayan bu çiftçi, 'Yüksek akaryakıt fiyatları yüzünden hiç endişelenmiyorum. Petrolü veya benzini düşünmüyorum bile' sözlerini aktardı. Ivica, günlük hayatta atları, bisikleti, elektrikli motosikleti, faytonu ve kendi ayaklarını kullandığını açıkladı. Tüm bunların kendisine yakıt masrafı olmadan tam hareket özgürlüğü sağladığını belirtti. Marinčić, birçok insanın, özellikle de kadınların, köy hayatını neden bu kadar zor seçtiğini anlayamadığını aktardı; oysa kendisi köy hayatında huzur ve sadelik gördüğünü kaydetti.