Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan geniş çaplı bir araştırma, hiç evlenmemiş yetişkinlerde kanser geliştirme riskinin evli bireylere kıyasla önemli ölçüde daha yüksek olduğunu bildirdi. Miami Üniversitesi'nden bir ekip tarafından dört milyon kanser hastası üzerinde gerçekleştirilen bu kapsamlı çalışma, evlilik yaşamının sağlık üzerindeki potansiyel etkisine dair şaşırtıcı boyutlar ortaya koydu. Veriler, hiç evlenmemiş kişilerde kanser oranlarının belirgin şekilde daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Erkeklerde bu riskin yüzde 68, kadınlarda ise yüzde 85 daha fazla olduğu belirtildi. En belirgin farklılıklar erkeklerde kolon kanseri ve kadınlarda rahim ağzı kanserinde kaydedildi. Uzmanlar, bu verilerin dikkatle yorumlanması gerektiği konusunda uyardı. Çalışmanın yazarları, tümörlerin medeni durumu tanımadığını, ancak sağlığı etkileyen karmaşık bir faktör ağı olduğunu vurguladı. Sırbistan'daki vatandaşlar bu konuya ihtiyatlı yaklaştıklarını aktardı. Bazıları medeni durumun sağlıkla hiçbir ilgisi olmadığını düşünürken, diğerleri topluluk içindeki yaşam tarzının belirli bir etkisi olabileceğine inandıklarını ifade etti. Psikoterapist Ljiljana Maldaner, Blic televizyonuna yaptığı açıklamada, partnerlerin birlikteyken birbirleri üzerinde düzenli kontroller için daha hafif bir baskı uyguladığını belirtti. Maldaner, stabil evliliklerde kronik stresin neden olduğu düşük bazal inflamasyon seviyelerinin bulunduğunu ve eş desteğinin kanserle mücadelede olumlu bir rol oynadığını kaydetti. Ancak, çalışmanın mutlu veya mutsuz evlilikler arasında bir ayrım yapmadığı, ilişkilerin süresini veya bekar yaşamın avantajlarını dikkate almadığı da aktarıldı. Araştırmacılar, bulgularının evliliğin kanseri önlediği anlamına gelmediğini veya evliliğin bir sağlık koruma aracı olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Medeni durumları ne olursa olsun, herkese stres seviyelerine dikkat etmeleri, kaliteli ilişkiler kurmaları ve düzenli önleyici muayenelere gitmeleri tavsiye edildi.