New York'ta DUMBO bölgesini dönüştüren Amerikalı milyarder David Walentas'ın sıra dışı hayat hikayesi aktarıldı. Forbes tarafından belirtilene göre, Walentas'ın zenginliğe giden yolu, çiftlikte çalışmaktan, bir Amerikan askeri üssünde foseptik temizlemeye ve hatta yemek için kan satmaya kadar uzanan zorlu bir geçmişe dayanıyor. Büyük Buhran dönemindeki yoksul çocukluğu, akıl hocası veya net bir plan olmaksızın kendi yolunu bulmaya itti. Bu "zorlu başlangıçtan" çıkardığı derslerin, daha sonra milyarlarca dolar değerindeki imparatorluğunu ve iş içgüdülerini şekillendirdiği kaydedildi. Walentas'ın hiçbir zaman zor işten kaçınmadığı, aksine bunda bir fırsat gördüğü vurgulandı. Çiftlikte çalışmaktan, bir askeri üssün foseptiklerini temizlemeye kadar başkalarının istemediği işleri tercih ettiği ve bu yaklaşımını iş dünyasında da uygulayarak başkalarının değer görmediği alanlara yatırım yaptığı belirtildi. Felsefesinin, rahatsız edici yerlere gitmek ve en büyük şansın genellikle orada olduğu şeklinde olduğu açıklandı. Hayatındaki dönüm noktasının bir burs kazanıp üniversiteye başlaması olduğu vurgulandı. Burada farklı, daha varlıklı çevrelerden insanlarla tanışarak vizyonunu genişlettiği aktarıldı. Gelecekteki iş ortaklarıyla tanışmanın yanı sıra, ait olmak istediği dünyayı görme fırsatı bulduğu kaydedildi. Yeni insanlara ve fikirlere maruz kalmanın hayatın yönünü tamamen değiştirebileceği belirtildi. İlk yatırımlarından birinin kiraladığı bir ev olduğu, kağıt üzerinde mükemmel görünse de pratikte bir felaketle sonuçlandığı açıklandı. Kötü yönetimin, mülk üzerinde kontrolü olmaması nedeniyle kayıplara yol açtığı kaydedildi. Bu dersin acı verici ancak kilit önemde olduğu ve kontrolün mülkiyetten daha önemli olduğunu öğrettiği belirtildi. Bu yüzden daha sonra şirketinin sahip olduğu tüm gayrimenkulleri kendisinin yönetmesi konusunda ısrar ettiği vurgulandı. Walentas'ın "güvenli bir planı" olmadığı, sadece bir hisse güvendiği belirtildi. New York'a geldiğinde, mantıklı bir sonraki adım olmamasına rağmen gayrimenkul işiyle uğraşmak istediğini fark ettiği ve iç sesini dinlediği aktarıldı. Gençken risk almayı, hata yapmayı ve yeniden başlamayı tavsiye ettiği kaydedildi. En büyük hamlesinin Brooklyn'in bakımsız endüstriyel bölgesi DUMBO'ya yatırım yapmak olduğu vurgulandı. Bankaların bu fikre inanmadığı, şehrin projeyi desteklemeye hazır olmadığı ancak Walentas'ın inancını sürdürdüğü kaydedildi. Özel yatırımcılar bulduğu, yetkililerle müzakere ettiği ve vizyonunda ısrar ettiği belirtildi. Bugün DUMBO'nun New York'un en cazip semtlerinden biri haline geldiği açıklandı. Belki de en sıra dışı ama ona göre en önemli dersin evlilik olduğu aktarıldı. Hayatındaki en iyi kararın evlenmek olduğunu kaydeden Walentas, eşi Jane'in sadece destek olmakla kalmayıp onu kilit kişilerle ve daha sonra kimliğinin ve işinin bir parçası haline gelen sanat dünyasıyla buluşturduğunu belirtti. Gerçek bir ortağın sadece hayatı değil, aynı zamanda kariyeri de değiştirdiği vurgulandı. (Kaynak: Forbes)