Amerikalı yazar Melissa Febos, kadın deneyimleri üzerine açık ve samimi yazılarıyla tanınan bir isim olarak, sağlıksız ve karmaşık ilişkiler serisinden sonra tamamen farklı bir şey yapmaya karar vererek gönüllü celibatı seçti. Yeni kitabı "The Dry Season: A Memoir of Pleasure in a Year Without S*x" (Kurak Sezon: Sek*ssiz Bir Yılda Haz Anıları) ile yazar, cinsel ilişkisiz geçirdiği bir yılın hayatının en güzel dönemi haline geldiğini aktardı.

Uzun süreli sağlıksız ve karmaşık ilişkilerin ardından yeni bir deneme olarak gönüllü celibata yöneldiğini belirten yazar Melissa Febos, LAist 89.3'teki AirTalk programında Austin Cross ile yaptığı söyleşide, "Üç aylık bir hedefle başladım: cinsel ilişki yok, flört yok, dışarı çıkmak yok. Sadece ben ve ben," diye aktardı. Febos, bu üç aylık sürenin altı, ardından dokuz aya, sonunda ise tam bir yıla dönüştüğünü kaydetti. Yazar, "Daha birkaç gün sonra, belki bir hafta içinde, aslında hayatımın en güzel zamanını yaşadığımı fark ettim," sözleriyle deneyimini vurguladı.

Melissa, günlük baştan çıkarma, memnun etme ve "doğru kişiyi" arama baskısı olmadan, aniden kendisi, ailesi, arkadaşları ve en önemlisi kendi yaratıcılığı için çok daha fazla zamana sahip oldu. Bu süreçte, "Tüm bu aşk ve ilişki hikayelerinden önce kim olduğumu yeniden keşfetmeye başladım," diye belirtti.

Celibat döneminde Melissa, yakınlığın kendiliğinden olan bir şey olmadığını, aksine yaratılan bir olgu olduğunu öğrendi. Yazar, "İntimitenin benim için ne olduğunu öğrenmek zorundaydım. Eskiden ilişkilerimde sık sık kendimin bazı kısımlarını saklardım, sanki bütün resmi göstermekten korkardım. Doğru kişiyi tanıyabilmek için önce doğru insan olmam gerektiğini fark ettim," diye açıkladı. Febos'a göre yakınlık, her gün beslenebilecek bir pratik; kendine karşı dürüstlük, kendi sınırlarına saygı ve ihtiyaçlarının farkında olmak anlamına geliyor. "Bu sadece başkalarıyla paylaştığımız bir şey değil, aynı zamanda kendimizle konuşma biçimimizdir," diye de aktardı.

Melissa Febos, toplumsal mesajların aşk ve özsaygı hakkındaki düşüncelerimizi nasıl şekillendirdiğini açıkça vurguladı. Yazar, "Bize değerimizi aşk ve sek*sten almamız öğretiliyor. Bir ilişki bittiğinde, bizim başarısız olduğumuzu düşünürüz. Aslında, belki de en başından beri toplumsal mesaj bizi yanlış yola yöneltmiştir," diye belirtti. Yaklaşık yirmi yıl süren kesintisiz tek eşli ilişkilerin ardından, kendi romantik komedisinin kahramanı olmaya çalışırken, Melissa kendi deyimiyle "felaket bir ilişki ve daha kötü bir ayrılık" yaşadı. Bu, bir dönüm noktası oldu; "olması gerektiğini" düşündüğü kişi olmayı bırakıp, gerçekten kim olduğunu inşa etmeye başladı.

Gülümseyerek, "O yılın sonunda zihinsel olarak o kadar iyi bir noktadaydım ki, belki bir daha asla bir ilişkiye girmeyeceğimi düşündüm," diye aktardı. Ardından, genellikle olduğu gibi, biriyle tanıştı. Bugün dokuz yıldır evliler. Melissa, "Önce bir yıl yalnız geçirmeseydim bu başarılamazdı. Hiçbir şansı yoktu," sözleriyle deneyiminin önemini kaydetti.