Amerikan Kalp Derneği (AHA), 31 Mart'ta "Circulation" dergisinde yayımladığı yeni beslenme yönergelerini açıkladı. Bu güncellemeler, kalp sağlığını korumak amacıyla bitkisel beslenmeye öncelik verilmesini, kırmızı et tüketiminin kısıtlanmasını ve alkolün artık "zararsız" kabul edilmemesini vurguladı. Yönergelerde, bitkisel proteinlerin ete tercih edilen bir alternatif olduğu ve tam yağlı süt ürünleri, ultra işlenmiş gıdalar ile doymuş yağ tüketiminin sıkı kontrol altında tutulduğu kaydedildi. Amerikan Kalp Derneği, etten bitkisel kaynaklara doğru aktif bir geçişi tavsiye etti. Bitkisel proteinlerin doymamış yağlar, lif ve tipik beslenmede eksik olan çeşitli besin maddelerini içerdiği belirtildi. Hayvansal proteinlerde seçici bir yaklaşım sergilendiği aktarıldı; balık ve deniz ürünleri tercih edilen seçenekler olarak kalırken, kırmızı etin yüksek doymuş yağ içeriği nedeniyle açıkça geri plana atıldığı belirtildi. Yağların artık sadece "ne kadar" değil, aynı zamanda "ne tür" olduğu da belirtildi. Yeni yönergeler, pişirme yağlarına dar bir odaklanma yerine, doymamış yağ açısından zengin genel bir beslenme düzenini vurguladı. Amerikan Kalp Derneği yönergelerinin yazım komitesi başkanı Dr. Alice H. Lichtenstein, doymuş yağ alımının artmasının kötü (LDL) kolesterol seviyelerini yükseltebileceğini, bunun da kalp hastalığı ve felç riskini doğrudan artırdığını aktardı. En ilginç yeniliklerden biri, süt ürünlerinin kalp sağlığı üzerindeki etkisi hakkında bilimin henüz kesin bir cevabı olmadığı kabulü olarak belirtildi. Doymuş yağların kaynağının miktarı kadar önemli olabileceği aktarıldı. Ancak dernek, düşük veya yağsız süt ürünlerine olan tercihi koruduğunu kaydetti. Yeni yönergelerde, bu konuda bir tartışma olduğunun ve gelecekteki değişikliklere açık olunduğunun ilk kez açıkça kabul edildiği vurgulandı. Ultra işlenmiş gıdaların obezite, tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve artan ölüm riski gibi bir dizi ciddi sağlık sonucuyla ilişkilendirildiği bildirildi. Bu nedenle yönergeler, üreticilere, perakendecilere ve yiyecek hizmeti veren işletmelere sağlıklı seçeneklerin erişilebilirliğini artırmaları için ilk kez çağrı yaptığı belirtildi. Tuzun azaltılmasının artık tek odak noktası olmadığı, yeni yönergelerin kan basıncı regülasyonunda potasyumun rolünü de vurguladığı kaydedildi. Hipertansiyonun, kardiyovasküler hastalıklar için değiştirilebilecek en önemli risk faktörü olmaya devam ettiği belirtildi. Potasyumun, sodyumun idrar yoluyla atılımını teşvik ederek ve kan damarlarının gevşemesine katkıda bulunarak kan basıncını doğrudan düşürdüğü açıklandı. Alkolün artık "kalp için iyi" olmadığı ve yeni yönergelerin bu konuda belirsizliği ortadan kaldırdığı bildirildi. Eskiden günde bir veya iki içkiye izin verilirken, yeni yönergelerde daha az alkol tüketmenin daha iyi olduğu belirtildi. Araştırmaların, kalp için optimal koruma amacıyla alkolden tamamen kaçınmayı desteklediği aktarıldı. Dernek, yönergelerde ilk kez, ağız boşluğu, yemek borusu, meme, karaciğer ve kolorektal kanserler dahil olmak üzere belirli kanser riskleri açısından hiçbir miktarda alkolün tamamen güvenli olmadığının vurguladı.