ABD'de, ön-kolej yaşından lise sonuna kadar eğitim kalitesiyle ilgili Amerikan vatandaşlarının memnuniyeti en düşük seviyeye ulaştı. Bu durum, giderek artan siyasi bölünmelerin bir sonucu olarak ortaya çıktı.

Temmuz ayında yapılan ve Gallup ve Walton Family Foundation tarafından yürütülen anketin sonuçları, Ağustos ayında AP ajansına sunuldu. Ankete göre, sadece %32 yetişkin Amerikan vatandaşı, ABD eğitim sisteminden "tamamen" veya "yeterince" memnun olduğunu belirtti. Bu oran, geçen iki yıldan %11 puanlık bir düşüşü temsil ediyor ve Gallup'un bu konuda 27 yıl önce araştırmalarına başladığından beri kaydedilen en düşük seviye.

Aynı zamanda, Amerikan vatandaşlarındaki memnuniyetsizlik %67'ye yükseldi.

Eğitim uzmanları, bu bulguların oldukça endişe verici olduğunu ancak şaşırtıcı olmadığını belirtiyorlar.

Bu düşüş büyük ölçüde Demokratların görüşlerinden kaynaklanıyor. 2025 yılında Donald Trump'ın ikinci dönem başlamasından beri Demokratlar arasında memnuniyet seviyesi %19 oranında düştü. Bağımsız seçmenler arasında da yaklaşık %10 puanlık bir düşüş gözlemlendi, ve Cumhuriyetçiler arasında da eğitim sisteminden memnun olanların sayısı yaklaşık %6 oranında azaldı.

Massachusetts Üniversitesi Amherst'teki Eğitim Politikaları Merkezi direktörü Derek Najder, Trump yönetiminin güven oluşturmada rol oynadığını belirterek, okulların siyasi çatışmaların merkezine konulduğunu, öğretmenlerin sınıfta ne söyleyebileceği konusunda soruların gündeme geldiğini ve çeşitliliği teşvik eden programların kaldırılmasına yönelik adımlar atıldığını ifade etti.

"Çok endişe verici bir durumla karşı karşıyayız. Mevcut haldeki kamu eğitim sisteminin çöküşünün eşiğindeyiz," dedi Najder. Demokratiklerin, Trump'ın okul seçme programı nedeniyle de özellikle endişeli olduğunu belirtti. Bu program, vergilerle finanse edilen bursların özel okullarda eğitim için kullanılmasını öngörüyor.

Ancak politika, memnuniyetsizliğin tek açıklaması değil.

Gallup anketleri, kamuoyunun okullara olan güveninin genel olarak korona virüs pandemisi nedeniyle okulların kapatılmasıyla birlikte düştüğünü gösteriyor. Bu durum, akademik başarıların kötüleşmesi, ruhsal sağlık sorunları ve diğer zorluklar gibi problemlere yol açtı.

Medya haberleri, ulusal düzeyde test sonuçlarının düşüşü hakkında bilgi veriyor, özellikle okuma becerilerinde bir düşüş gözlemleniyor. Bu durum, okulların pandeminin ardından en düşük seviyedeki sonuçları telafi etme konusunda zorluk çektiğini gösteriyor.

Michigan Devlet Üniversitesi'ndeki siyaset profesörü Sara Rekou, "Test sonuçları ve diğer sosyal trendler hakkında kötü haberlerle karşı karşıyayız. Bunların bu durumun nedenleri olabileceği düşünülüyor." dedi. Ayrıca, "teknolojinin ve yapay zekanın eğitime olan etkisi üzerine birçok tartışma ve konuşma yapılıyor."

Son zamanlarda, öğrencilerin ders sırasında ekran başına geçirdikleri süre, hem yerel hem de ulusal düzeyde eğitim haberlerinde baskın konuyu oluşturuyor.