Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, hükümet binasını hedef almayı amaçlayan patlayıcı yüklü bir dronun etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Rama, söz konusu planın öğrencilerle ilgisi olmadığını savunarak ülkedeki protestoların arkasında "yabancı eller" bulunduğunu öne sürdü.
Rama, Facebook sayfasından yaptığı canlı yayında, iki gün önce hükümet binasını vurmayı ve binanın iç avlusunu ateşe vermeyi amaçlayan patlayıcı yüklü dronun etkisiz hale getirildiğini belirtti. Hiçbir öğrencinin böyle bir plan yapmayacağını ifade eden Rama, işin içinde "yabancı bir el" olduğunu iddia etti.
Başbakan, Arnavutluk'taki protestoların arkasında yabancı etki bulunduğunu savunarak İran'ın olası dahliine doğrudan değindi. Rama'ya göre bu "yabancı eller", Arnavutluk'un Avrupa Birliği'ne (AB) katılım sürecini sekteye uğratmayı hedefliyor.
Rama, Tiran'da günlerdir süren ve göstericilerin polise taş, metal cisim ve Molotof kokteyli attığı şiddet olaylarını kınadı. Şiddeti körükleyen maskeli kişileri kriminal olarak nitelendiren Rama, tırmanmayı önlemek için güvenlik güçlerinin itidalinin gerekli olduğunu söyledi. Protestoların organizatörlerini kasıtlı bir istikrarsızlaştırma senaryosu hazırlamakla suçlayan Rama, ülkesinin 2030'a kadar AB'ye katılım yolunun tehlikeye girdiğini savundu.
Rama, "Karışmamaya, sabırla izlemeye ve kan talep eden şiddet tuzağına düşmemek için çabaları koordine etmeye çalıştım" dedi.
Arnavutluk'taki mevcut durumun, ülkenin siyasi çatışmalar tarihi bağlamında da değerlendirilmesi ve trajik olayların tekrarlanmaması gerektiğini belirten Rama, polise taş, demir çubuk ve vida atanların suçlu olduğunu ancak kendisinin onları "Arnavutluk'un kör çocukları" olarak gördüğünü ve hayatlarının her şeyden değerli olduğunu söyledi. Rama, "İtidalli olmak bu hikâyenin özü" ifadesini kullandı.
Şiddetin Arnavutluk gençliğini temsil etmediğini değerlendiren Rama, protestolara katılan bazı gençlerin memnuniyetsiz veya öfkeli olabileceğini ve değişim isteyebileceğini, ancak onların çatışmayı körükleyen maskeli kişilerce kullanıldığını ileri sürdü.
Rama, güvenlik güçlerinin özellikle taş, metal cisim ve Molotof kokteylleriyle karşılaştığı durumlarda toplumun desteğine ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
Açıklamasının önemli bir bölümünü ülkeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik örgütlü bir çabaya ayıran Rama, protestoların yalnızca iç memnuniyetsizlikten değil, aynı zamanda dış etkilerden ve aşırı ideolojilere sahip gruplardan kaynaklandığını savundu. Bu kapsamda Rusya, İran, Antifa hareketi, dini aşırıcılar ve Arnavut siyasi aktörleri andı; bunları "şiddeti körükleyen ve göreceleştiren bir yapı" olarak tanımladı.
Hükümetin kendilerini dinlemediğini söyleyen öğrencilere de yanıt veren Rama, istifa ve hapis çağrılarını birçok kez duyduğunu ancak göstericilerin görevden ayrılmasının gerekçelerini açıklayan somut talepler ortaya koymadığını söyledi. Rama, öğrencileri görevden alınmasını neden istediklerine dair doğrudan ve gerekçeli bir tartışma yapmaya çağırdı.
Rama, "Gitmemi istiyorsunuz, bu dünyanın en normal şeyi, ama nasıl gideceğim? En azından gelin ve neden gitmem gerektiğine ya da neden gitmemem gerektiğine beni ikna edin" dedi.