Avrupa Adalet Divanı, bugün Macaristan'ın çocukların LGBTQ+ içeriğine erişimini yasaklayarak Avrupa Birliği (AB) hukukunu ihlal ettiğine hükmetti ve Budapeşte'ye bu yasayı yürürlükten kaldırması talimatını verdi. Bu karar, görevden ayrılan Başbakan Viktor Orban ve siyasi mirası için büyük bir darbe niteliği taşırken, uzun süredir rakibi olan Peter Magyar görevi devralmaya hazırlanıyor. Brüksel merkezli "Politico" gazetesinin aktardığına göre, Macaristan'ın LGBTQ+ temsilini kısıtlayan yasaları, bir dizi AB düzenlemesini ihlal etmekte ve "bazı temel haklara özellikle ciddi bir müdahale teşkil etmektedir" ifadesini kullanan Divan, başlangıçta Avrupa Komisyonu tarafından başlatılan ihlal prosedürünü desteklediğini belirtti. Bu dava, 2021 yılında çıkarılan ve çocuklara açık medyalarda eşcinselliğin ve cinsiyet değişikliğinin "tanıtımını" kısıtlayan veya yasaklayan Macar yasasıyla ilgilidir. Budapeşte, bu yasayı AB'nin görsel-işitsel medya kuralları ve çocukları zararlı içeriklerden koruma hükmü çerçevesinde yürürlüğe koyduğunu kaydetti. Avrupa Komisyonu, 15 üye devlet ve Avrupa Parlamentosu'nun desteğiyle sonunda davayı Divan'a ilettiğini bildirdi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 2021 yılında "Macaristan yasası bir utanç kaynağıdır" ifadesini kullanarak, "Komisyonun tüm yetkilerini kullanarak, kim olursanız olun ve nerede yaşarsanız yaşayın, tüm AB vatandaşlarının haklarının güvence altına alınmasını sağlayacağını" vurguladı. Baskılara rağmen Macar hükümeti kısıtlama politikalarına devam etti. Geçen yıl Onur Yürüyüşü etkinliklerini yasakladı ve polise organizatörleri ve katılımcıları tespit etmek için biyometrik kamera kullanma yetkisi verdi, böylece AB ile olan çatışmayı daha da derinleştirdi. Mahkemenin kararı, önceki hukuki görüşlerle uyumludur. Avrupa Adalet Divanı Baş Hukuk Müşaviri daha önce, Macaristan'ın "anayasal demokrasi modelinden önemli ölçüde saptığını" kaydetmiş, kuralların eşcinsel, transseksüel ve non-binary bireylerin yaşamlarının heteroseksüellerinki kadar değerli veya eşit olmadığı yönündeki bir değer yargısına dayandığını vurguladı. Magyar, seçim zaferinin ardından, aynı zamanda toplanma özgürlüğü hakkı adına Onur Yürüyüşü etkinliklerini destekleyerek, "Tisza'nın ve onu destekleyen milyonlarca Macar'ın görüşüne göre, yasaları çiğnemedikçe ve başkalarına zarar vermedikçe herkes sevdiği kişiyle yaşayabilir. Macaristan, farklı bir görüşe sahip olduğu, kimi sevdiği veya çoğunluktan farklı bir inanca sahip olduğu için kimsenin damgalanmadığı bir ülke olmak istiyor," açıklamasını yaptı. Macaristan'ın karara uymaması halinde Avrupa Komisyonu, şimdi ek önlemler alabilir ve mali para cezaları talep edebilir. Komisyon, görevden ayrılan Macar hükümeti ve Tisza'nın Avrupa Parlamentosu delegasyonu, bu karar hakkında şu ana kadar herhangi bir açıklama yapmadı.