Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, bugün yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği için genişleme, yani Batı Balkanlar, Ukrayna ve Moldova ülkelerinin üyeliğinin ana öncelik olduğunu belirtti. Ancak genişlemenin liyakate dayandığını vurgulayarak, Kopenhag kriterlerini karşılamak için çok sayıda reformun yapılması gerektiğini de kaydetti. Costa, Tanjug'un da dahil olduğu European Newsroom (ENR) ile yaptığı röportajda, AB'nin de genişlemenin aciliyetine sahip olması gerektiğini, bu nedenle iç reformların, yani bu konuda içeride ne yapılması gerektiğinin değerlendirilmesi gerektiğini aktardı. Sırbistan ve Batı Balkan ülkelerinin 2030 yılına kadar AB'ye katılıp katılamayacağı sorusuna yanıt veren Costa, genişleme sürecini yaratıcılıkla ve kriterlerden vazgeçmeyerek, liyakate dayalı ancak büyük bir aciliyet duygusuyla yönetmek zorunda olduklarını açıkladı. Bu hedefi gerçekleştirmek için 27 üye ülkenin ve sekiz aday ülkenin tam iş birliğine güvendiğini kaydetti. Arnavutluk ve Sırbistan'ın desteklediği, herhangi bir aday ülkenin veto hakkı olmadan AB üyeliğini destekleyip desteklemeyeceği sorulduğunda ise Costa, önceki yedi genişleme sürecine bakıldığında hepsinde bazı geçiş hükümleri, geçici maddeler ve aşamalı entegrasyon hükümleri bulunduğunu belirtti. Yaklaşan genişlemede de kesinlikle bir geçiş dönemine ihtiyaç duyulacağını vurguladı. Costa, AB'nin birliğinin korunmasının ve çeşitlilik içinde birliğin sağlanmasının en önemli nokta olduğunu da vurguladı. Farklı hızlarda veya farklı eş merkezli dairelerde gibi ifadeleri beğenmediğini, ancak aslında birliklerinin zaten farklı bir geometriye sahip olduğunu kaydetti. Bazı üye devletlerin Schengen bölgesinde olmadığını, bazılarının avro bölgesinde olmadığını veya her ikisinde de olmadığını örnek gösterdi. Gelecekte, bazı üye devletlerin birliğin tüm bu boyutlarına hemen dahil olmayabileceğini, mevcut üyelerin de geri çekilmeye izin verebileceğini belirtti, çünkü bazı üye devletlerin ulaşılan entegrasyon seviyesinden hiç de memnun olmadığının açık olduğunu söyledi. Costa, "Birliğimizi, birliğimizi korumalıyız ve sonra Avrupalıların bu ortak evinde daha esnek olmalıyız" şeklinde aktardı.