Küresel petrol ve türevleri piyasası, son on yılların en ciddi aksaklıklarından biriyle yüzleşiyor ve ilk sonuçlar tedarik zincirlerinde halihazırda görülebiliyor. Büyük enerji şirketlerinin yöneticileri, Orta Doğu'daki krizin Avrupa'ya sıçramasıyla birlikte yakıt kıtlıklarının piyasayı etkilemeye başladığı konusunda uyardı. Shell İcra Kurulu Başkanı Wael Sawan, yakıt tedarik zincirinin ciddi şekilde aksadığını ve stokların zaten büyük baskı altında olduğunu belirtti. İlk olarak havacılık yakıtının etkilendiği, önümüzdeki dönemde ise dizel ve ardından benzin kıtlığının beklendiği kaydedildi. Sawan'a göre, sorun şu anda en çok Asya'da hissediliyor ancak Nisan ayı boyunca Avrupa'da da giderek daha fazla hissedilecek. Sawan, 'Müşterilerimizin yalnızca fiyat bilgisine değil, somut enerji miktarlarına ihtiyacı var. Anahtar, enerjinin fiziksel akışındadır' açıklamasını yaptı. Kuveyt'ten yapılan uyarılarda, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının Orta Doğu bölgesinden petrol ihracatının fiilen engellenmesine yol açtığı vurgulandı. Devlet petrol şirketi Kuwait Petroleum Direktörü Şeyh Nevav el Sabah, bu durumun yalnızca Basra Körfezi ülkelerini etkilemediğini kaydetti. El Sabah, 'Bu, tüm dünya ekonomisini rehin alıyor. Bu çatışmanın sonuçları bölgeyle sınırlı kalmayacak, tüm tedarik zincirine yayılacak' ifadelerini aktardı. Analistler, bunun 1973 petrol ambargosundan bu yana yaşanan en ağır petrol şoku olduğunu vurguladı. Fiyat artışı zaten dramatik bir seviyede. Şubat sonundan bu yana Amerikan ham petrolü yaklaşık yüzde 50 artarak varil başına neredeyse 100 dolara ulaştı. Avrupa'daki yakıt fiyatlarını da etkileyen Brent'in referans fiyatı ise yüzde 55'ten fazla artışla varil başına 112 doları aştı. Chevron şirketinden yapılan açıklamada, petrolün gerçek arzının vadeli işlem piyasalarının gösterdiğinden önemli ölçüde daha düşük olduğu, bunun da fiyatların daha da artabileceği anlamına geldiği belirtildi. TotalEnergies Direktörü Patrick Pouyanné, nihai ürün fiyatlarının ham petrolden daha hızlı arttığını vurguladı. Havacılık yakıtının varil başına 200 dolara ulaştığı, dizelin ise yaklaşık 160 dolara çıktığı ifade edildi. Bazı ülkeler zaten kısıtlamalar uygulamaya başladı; Çin, petrol türevleri ihracatını yasaklarken, Tayland benzin satışlarına sınırlamalar getirdi. Pouyanné, 'Kriz doğrudan son kullanıcıları etkilemeye başlıyor. Her şey çatışmanın ne kadar süreceğine bağlı. Eğer devam ederse, sonuçları çok ciddi olacak' açıklamasını yaptı. Çatışmanın hızlı bir şekilde sona ermesi durumunda bile piyasanın toparlanmasının anında olmayacağı vurgulandı. Tahminlere göre, Hürmüz Boğazı'nın kapanması nedeniyle bazı tesisleri durdurmak zorunda kalan Basra Körfezi ülkelerinin üretimi tamamen eski haline getirmesi üç ila dört ay sürecek. Sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) şirketleri Asya'ya sevkiyatları yönlendirmeye çalışıyor ancak kapasiteler zaten azami düzeyde kullanıldığı belirtildi. ABD'den Asya'ya gaz taşımacılığının neredeyse bir ay sürmesi nedeniyle lojistik de ek bir sorun teşkil ettiği aktarıldı. Uzmanlar, çatışmanın sonunun yakın görünmediğini belirtti. Analistlerin tahminlerine göre İran, hızlı bir ateşkes yerine Hürmüz Boğazı üzerinde kontrol ve güvenlik garantileri sağlayacak uzun vadeli bir anlaşma hedefliyor. Eski ABD Savunma Bakanı Jim Mattis, durumun bir çıkmaz olduğunu belirterek, daha fazla tırmanma olasılığının yüksek olduğunu kaydetti. Mattis, 'Çıkmanın kolay olmayacağı çok karmaşık bir durumdayız' açıklamasını yaptı. Uzmanlar, bu enerji şokunun yalnızca petrol piyasasıyla sınırlı kalmayacağını belirtti. Etkilerinin şimdiden taşımacılığa, sanayiye ve dünya genelindeki mal fiyatlarına yansıdığı aktarıldı. Durum yakın zamanda istikrara kavuşmazsa, küresel ekonominin yeni bir enflasyon dalgası ve tedarik aksaklıklarıyla karşı karşıya kalabileceği kaydedildi.