Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği'nde (AB) konut kiralarında istikrarlı bir artış kaydettiğini bildirdi. 2010 yılından 2024 yılı sonuna kadar kiraların ortalama yüzde 26,7 oranında yükseldiği belirtildi. Bu artışın, en yüksek talebin görüldüğü şehirlerde ortalama bir daireyi bile lüks haline getirdiği vurgulandı.

Avrupa genelindeki listenin zirvesinde, muazzam satın alma gücüne sahip mikro pazar Monako yer aldı. Burada tek odalı bir dairenin aylık yaklaşık 6.500 avroya kiralandığı aktarıldı. Büyük şehirler arasında Londra, kira krizinin sembolü olmaya devam ederken, ilan edilen fiyatların medyanına göre tek odalı bir daire için aylık yaklaşık 2.680 avro talep edildiği kaydedildi. İngiliz resmi istatistikleri, Londra'nın ortalama kiraların en yüksek olduğu bölge olduğunu açıklarken, Kensington ve Chelsea gibi en pahalı semtlerde ortalamaların aylık 3.520 sterline kadar çıktığını belirtti. Aynı grupta, yüksek maaşlı uluslararası işler ve finans için bir çekim merkezi haline gelen Zürih de yer aldı; burada tek odalı bir dairenin kirası aylık yaklaşık 2.570 avro olarak belirlendi. Amsterdam, yıllardır "ideal" bir ekonominin ve sınırlı konut arzının kira fiyatlarında nasıl bir patlamaya yol açtığının Avrupa'daki örneği oldu. İlan edilen fiyatların medyanına göre tek odalı bir daire için aylık yaklaşık 2.255 avro talep edilirken, HousingAnywhere 2024'ün dördüncü çeyreği için mobilyalı dairelerde aylık yaklaşık 2.100 avro kira fiyatı aktardı. Küçük pazarların, sınırlı inşaat ve güçlü turizm ile göç baskısı altında, büyük sistemlere göre çok daha hızlı "patladığı" anlaşıldığında, tek odalı bir daire için yaklaşık 2.250 avro ile Reykjavik'in de listede üst sıralarda yer alması dikkat çekti. Son yıllarda teknoloji devlerini ve iş göçü dalgalarını çeken Dublin'de tek odalı bir dairenin aylık kirası yaklaşık 2.000 avro olarak tespit edildi. Paris ise hala Paris olma özelliğini korurken, tek odalı bir daire için aylık yaklaşık 1.900 avro talep edildiği belirtildi. Bu durumun altında büyük öğrenci talebi, küresel çekicilik ve "iyi" semtlerdeki düşük arz gibi pazarın özel kuralları yattığı vurgulandı. Kopenhag, İskandinavya listesinin genellikle zirvesinde yer alırken, tek odalı bir daire için yaklaşık 1.795 avro kira istendiği; bunun da sınırlı konut stoku üzerindeki yoğun genç ve uluslararası çalışan nüfusunun tipik bir sorunu olduğu belirtildi.

Konut kiralarındaki artışın ilk nedeni iş gücü piyasası olarak gösterildi. Küresel şirketlerin, finans kuruluşlarının, bilişim sektörünün ve uluslararası kurumların bulunduğu şehirler, yüksek maaşlı çalışanlarla birlikte talebi artırdı. Yerel ortalamanın üzerinde maaş alan kişilerin şehirlere gelmesiyle, kiralar bir müzayede haline gelmekte ve en yüksek teklifi veren kazanmaktadır. Bu durumun, yerleşik sakinler için de "normal" kira seviyelerini hızla yükselttiği kaydedildi. İkinci neden ise arz eksikliği, yani konutların talebin oluştuğu hızda üretilememesi olarak açıklandı. Tarihi merkezlerde ve daha katı şehircilik rejimlerine sahip şehirlerde toplu inşaat için alan bulunmadığı; buna izin süreçlerinin yavaşlığı ve inşaat maliyetlerindeki artış da eklenince uzun süreli bir kıtlığın ortaya çıktığı belirtildi. Üçüncü neden ise turizm ve kısa süreli kiralamalar olarak ifade edildi. Yoğun turizm akışına sahip şehirlerde, bazı dairelerin kısa süreli kiralama moduna geçmesinin, uzun süreli kiralık konut arzını doğrudan azalttığı ve fiyatları daha da yukarı çektiği vurgulandı. Avrupa Parlamentosu, analizinde, özellikle zaten gergin olan piyasalarda kısa süreli kiralama modellerinin büyümesinin, uzun süreli kiralık arzın azalmasına ve fiyatların artmasına katkıda bulunduğunu, belirli semtlerde yoğun bir etki yarattığını kaydetti.

Tüm bu tablo Avrupa haritasına yerleştirildiğinde, Sırbistan'ın başkenti Belgrad'ın hala en pahalı şehirlerden daha "ucuz" olduğu, ancak yerel gelirler açısından artık ucuz olmadığı ortaya çıktı. Burada tek odalı bir daire için ilan edilen medyan kira fiyatı aylık yaklaşık 750 avro olarak belirlendi. Aynı zamanda, piyasadan edinilen yerel bilgiler, daha küçük dairelerin genellikle 400 ila 600 avro civarında kiralandığını, merkezdeki daha büyük dairelerin ise önemli ölçüde daha pahalı olduğunu, iki odalı daireler için genellikle aylık 650 ila 900 avro aralığında seyrettiğini gösterdi. Bir başka deyişle, "Avrupa'nın en pahalı şehirleri" ile Belgrad arasındaki fark, artık bir dairenin pahalı olup olmadığı değil, ortalama maaşa göre kaç kat daha pahalı olduğu sorusuna dönüştü. Londra, Zürih ve Amsterdam'da kiralar gerçekten çok yüksek olsa da, ortalama gelirler de daha yüksek ve daha gelişmiş konut mekanizmaları bulunuyor. Belgrad'da ise sorun, fiyatlar ve gelirler arasındaki dengesizlikten, ayrıca daire kalitesinin ve kiralama hukuki güvencesinin talep edilen kira miktarıyla genellikle örtüşmemesinden kaynaklandığı vurgulandı.