Orta Doğu'da gerilim artarken, dünya yakın zamanda bir başka, belki de şimdiye kadarki en yıkıcı çatışmaya tanık olabilir. İran'la savaş alevlenmeye devam ederken, İsrail'den Türkiye'ye yönelik korkutucu uyarılar aktarıldı. Bu uyarılar, İsrail'in hedefinde bir sonraki ülkenin Türkiye olabileceğini vurguladı. İsrail eski Başbakanı Naftali Bennett, “Türkiye’nin yeni İran olduğu” ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail için en büyük tehdidi temsil ettiğini bildirdi. Bu açıklamalar dünya kamuoyunda şok etkisi yarattı. Perde arkasında yatanlar ve iki Akdeniz gücü arasında bir savaş çıkması durumunda olası sonuçlar aktarıldı. Bennett, yakın zamanda katıldığı bir konferansta ve televizyon röportajlarında Türkiye’ye yönelik doğrudan tehditlerde bulunduğunu belirtti. Erdoğan’ın İsrail’i kuşatarak “düşmanca bir Sünni eksen” oluşturmak istediğini vurguladı. İsrail eski Başbakanı, “Sonunda, seçim Türkiye’nin. Eğer bizi kuşatmaya çalışırlarsa, biz de boş durmayız. İran’dan sonra Türkiye...” şeklindeki bitmemiş tehdidini aktardı. İsrail güvenlik ve medya çevrelerinde, Türkiye giderek daha az “karmaşık bir komşu” olarak görülürken, Hamas ile açıkça işbirliği yapan ve liderlerine sığınak sağlayan stratejik bir düşman olarak belirtiliyor. Gerilimin sadece sözde kalmadığı kaydedildi. Askeri uzmanlar ve jeopolitik analistler, bu iki gücün çıkarlarının birçok cephede doğrudan çatıştığını vurguladı. Diplomasinin tamamen başarısız olması (Bakü’deki son gizli toplantılara rağmen) ve doğrudan bir silahlı çatışmanın yaşanması durumunda, bunun destansı boyutlarda bir savaş olacağı belirtildi. Askeri uzmanlar, detaylı bir simülasyonun sonuçlarını aktardı. Analistler, kısa vadeli bir çatışmanın, İsrail’in üstün hava gücü ve modern teknolojisi nedeniyle kesinlikle İsrail lehine olacağını belirtti. Öte yandan, Suriye çölü boyunca yüzlerce kilometre kat etmenin her iki ordu için de lojistik bir kabus olacağı kaydedildi. Ancak, savaşın yıllarca sürmesi halinde, Türkiye’nin üç ila dört kat daha büyük güçlü sanayisi ve tükenmez insan gücü rezervinin durumu tersine çevirebileceği ve İsrail’i yıpratabileceği vurgulandı.