Tüm zamanların en etkili film yönetmenlerinden Alfred Hitchcock, 1964 yılında Belgrad'ı ziyareti sırasında, "şehrin en korkunç yerini" görmek gibi özel bir istekte bulundu. Kendisine Belgrad'daki Kalemegdan'da bulunan Rimski bunar'ın (Roma Kuyusu) gösterildiği aktarıldı ve Hitchcock'un bu mekandan oldukça etkilendiği kaydedildi. Belgrad, o dönemde kendisini tanıtım amaçlı bir ziyaret kapsamında ağırlamış olup, yerel anlatılar ve sonraki tanıklıklar, seçimin Kalemegdan ve onun en gizemli bölümlerinden biri olan Rimski bunar'a yapıldığını belirtti. Antik kökenleri çağrıştıran adına rağmen, Rimski bunar aslında 18. yüzyılda Belgrad Kalesi'nin Barok rekonstrüksiyonu sırasında inşa edildi. Kalemegdan'ın kalbinde yer alan yapı, yaklaşık 60 metre derinliğinde olup, bir kısmı Sava Nehri seviyesinin altına inmekte ve bu durum ona ek bir rahatsızlık ve kapalılık hissi vermekteydi. Ziyaret kayıtlarına göre, Hitchcock mekanın atmosferinden büyülenmişti. Bir tanıklıkta, gerilim ve psikolojik korku hissi üzerine bir kariyer inşa etmiş bir yazar olarak, "böyle bir ortamın kendisi için her zaman özel bir zevk olduğunu" dile getirdiği aktarıldı. "Sapık" veya "Vertigo" gibi filmlerde psikolojik gerilimin sınırlarını keşfeden bir yönetmen için Rimski bunar, kendi film evreninin doğal bir uzantısı gibi göründü. Dar spiral koridorlar, nem, yankı ve mekanın "kendi içine kapandığı" hissi, burayı neredeyse ideal bir sahne motifi haline getirdiği kaydedildi. İlginçtir ki, yerel geleneklerde Hitchcock'un ziyareti, Rimski bunar'ın sadece tarihi bir anıt değil, aynı zamanda izleyicilerin korkusunu ve hayal gücünü harekete geçiren bir mekan olarak ek bir şehir efsanesi katmanına sahip olduğu an olarak sıklıkla belirtildi. Ancak Rimski bunar, film popülaritesi olmasa bile Belgrad Kalesi'nin en ilgi çekici yerlerinden biri olarak ün kazanmıştı. Tarihi verilere göre, klasik bir kuyu olarak değil, bir su sarnıcı olarak kullanılmış olup, yapısı ve konumu gizli hapishaneler ve geçitler hakkındaki sayısız efsaneye katkıda bulunduğu vurgulandı. Hitchcock'un Belgrad ziyareti başka detaylarla da kayıtlara geçti. Şehre bir bütün olarak, katmanlı tarihine ve zıtlıklarına ilgi gösterdiği belirtildi; bu durum, onun mekansal metaforlara ve kentsel ortamlardaki rahatsızlık hissine olan film ilgisiyle sıkça örtüştüğü açıklandı. Belgrad'daki yürüyüşüne dair ayrıntılı film kayıtları bulunmasa da, Alfred Hitchcock'un adının Rimski bunar ile ilişkilendirilmesi, bugün bile şehrin en mistik noktalarından biri olarak ününe katkıda bulunduğu aktarıldı. Kalemegdan, böylece, en azından bir anlığına, korkuyu sanata dönüştürmeyi bilen bir yönetmenin gözünden küresel film hayal gücünün bir parçası haline geldiği kaydedildi.