Sırbistanlı müzisyen Dejan Popović, "Sidro" adlı yeni albümünü Belgrad'da tanıttı. Tanıtım etkinliği, PGP RTS'in 75. kuruluş yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde gerçekleşirken, etkinliğin açılış konuşmasını PGP RTS Sorumlu Editörü Marko Milutinović yaptı ve Popović'in PGP RTS müzik ailesinin bir parçası olduğunu vurguladı.

Milutinović, PGP RTS'in Dorćol'daki küçük bir garajdan iki presle başladığını ve bugün 200.000'den fazla şarkılık bir ses arşivine sahip olduklarını kaydetti. Pop ve rock müziğin korunmasında ısrarcı olmanın görevleri olduğunu dile getiren Milutinović, bu alanda mevcut bir eser krizi yaşandığını ve Popović'in albümünün bu zorluğa doğru bir yanıt olduğunu aktardı. Albümün dikkat çekici özelliği, şarkı sözlerinin ve bestelerin çoğunlukla kadın sanatçılar tarafından yazılması oldu. Albümdeki birçok baladın yazarı Ruža Jeremić Turudić, Dejan ile işbirliğinin hem zorlu hem de ilham verici olduğunu açıkladı. Günümüzde birçok şarkının dinlendiğini ancak eskisi gibi keyif alınanların az olduğunu belirten Turudić, metinlerle duygunun müzikle birleştiği o ince noktayı yakalamaya çalıştığını ve erkeklerin de kadınlar hakkında güzel şeyler söyleyebildiğini ifade etti. Popović ile uzun yıllardır çalışan besteci Dragana Jovanović ise, Dejan'ın düzenlemelerden video kliplere kadar ne istediğini çok iyi bildiğini ve sadece bir şarkıcı olmadığını, yaratım sürecini anlayan bir sanatçı olduğunu vurguladı.

Radio Beograd'ın müzik editörü Katarina Epštajn, Dejan'ın müziğinin 21. yüzyılın özü olan türler arası sınırları ortadan kaldırdığını bildirdi. Epştajn, albümün deneyimli düzenlemeleri ve harika melodik hatlarıyla bir başyapıt olduğunu ifade ederken, Kornelije Kovač, Duda Bezuha ve Josip Boček gibi isimlerin işbirliği yapmasının kalitenin göstergesi olduğunu kaydetti. Tanıtıma duygusal bir damga vuran efsanevi aktör Irfan Mensur ise, Dejan'ı "önce insan, sonra sanatçı" olarak tanımladı. Mensur, "Dejan sanatçı değil, o bir insan. 15 yıl önce ona ilk şarkı sözlerimi yazdığımda, bir şarkı yazarı olduğumu bile bilmiyordum. Bana geldi ve bir şeyler yazmamı istedi. Ona güvendim çünkü o bir profesör, duyguları ve insanları nasıl yöneteceğini biliyor. O, sık sık bunu unutan bir sektörde normalliğin koruyucusu" şeklinde konuştu. Dejan Popović, albümünü "zamanda bir yolculuk" olarak nitelendirdi. Bazı şarkıların yirmi yıldan fazla bir süredir yayınlanmayı beklediğini, merhum Kornelije Bata Kovač ile yapılan bir işbirliği gibi örnekler olduğunu aktardı. Popović, "Malena" şarkısının Bata Kovač tarafından yıllar önce kendisi için özel olarak yazıldığını ve doğru anı beklediğini belirtti. Albümün tamamen doğal olduğunu, hiçbir yapay ekleme içermediğini ve "tüketim için sağlıklı" olduğunu söyleyen Popović, başlık şarkısı "Sidro"nun Boka ve Dalmaçya atmosferine geri götürdüğünü ve Klapa Bokelji'nin de katkıda bulunduğunu açıkladı. Şarkıların sadece aşk temalı olduğunu, çünkü "sosyal konularla başkalarının ilgilendiğini" dile getirdi. Popović, özellikle Spomenka Kovač'ın katkısına değinerek, Aleksandra ve Spomenka Kovač'ın imzasını taşıyan "Ljubavna" adlı şarkının 2000 yılında tamamen hazır olduğunu ve yirmi yıldan fazla bir süre sonra bu albümde ilk kez dinleyiciyle buluştuğunu kaydetti. Spomenka Kovač'ın adının burada anılmasının sadece profesyonel bir bilgi olmadığını, aynı zamanda duyarlılığının albüm vizyonuyla mükemmel bir şekilde örtüşen büyük bir yazara olan bir borç olduğunu vurguladı. Tanıtım, Dejan'ın gitarist Mladen Pecović eşliğinde canlı olarak birkaç parça seslendirdiği akustik bir performansla sona erdi ve "Sidro"nun sadece bir stüdyo projesi değil, aynı zamanda dinleyiciyle doğrudan temasta yaşayan ve nefes alan bir müzik olduğunu kanıtladı.