Slovenya’nın en çok izlenen filmi "Belo se pere na devedeset", 31 Ocak’ta Beograd Film Festivali kapsamında ilk kez Beogradlı izleyicilerle buluşacak. Film, Slovenyalı yönetmen Marko Naberšnik’in Bronja Žakelj’in aynı isimli romanından uyarladığı bir eser olup, 31 Ocak’ta Mts salonunda saat 19:00’da gösterime girecek. Festivalin açılışı, 30 Ocak’ta Jim Jarmusch’un “Otac majka sestra brat” adlı filmi ile yapılacak.

Film, 1 Şubat’ta Mts salonu 6’da tekrar gösterilecek ve ardından yapım ekibi ile bir söyleşi gerçekleştirilecektir. Romanın içeriğinden yola çıkarak oluşturulan film, izleyicileri 1980’ler ve 1990’lara götürmekte ve Bronja isimli ana karakterin yaşamının çeşitli dönemlerini işlemektedir. Kötü sonuçlanan bir kanser hastalığının gölgesinde geçen bir çocukluğun ardından Bronja’nın yaşamındaki zorluklar ve hayatta kalma mücadelesi anlatılmaktadır.

“Belo se pere na devedeset” filmine yapılan uluslararası premier, geçtiğimiz yaz Sarajevo Film Festivali’nde gerçekleşmiş ve festivalde izleyicilerden üçüncülük ödülü almayı başarmıştır. Ardından ayrıca Herceg Novi Film Festivali’nde Anica Dobra ve Lea Cok, en iyi kadın oyuncu ödülünü paylaşmıştır. Filmde Anica Dobra, Dada karakterini canlandırarak Sloven dilini ilk kez etkili bir şekilde kullanmıştır.

Film yapımcısı Aleš Pavlin, premiyer öncesi Beograd’a gelmek için sabırsızlandığını belirtmiş olup, filmin evrensel bir hikaye sunduğunu ve Beogradlı izleyicilerin olumlu tepkiler vereceğinden emin olduğunu vurgulamıştır. Ayrıca yapımcı, filmin dünya genelinde izleyicilerle kurduğu bağın önemine de dikkat çekmiştir.

Filmin çekimleri, Slovenya'nın yanı sıra çeşitli ülkelerle işbirliği içinde gerçekleştirilmiş ve oldukça zorlu geçen bir süreç sonunda ortaya çıkmıştır. Gerçek olaylara dayanan film, Bronja’nın yaşamından kesitler sunarken, izleyicilere umudu ve ilhamı da aşılamaktadır.

Tüm izleyicilerin beğenisini kazanmayı hedefleyen “Belo se pere na devedeset”, Slovenya için sinemacılık alanında önemli bir kilometre taşı olmaya devam etmektedir. Film, yalnızca yerel değil, uluslararası anlamda da farklı kültürler arasında bir köprü kurma amacını taşımaktadır.