Branko Kukić, Nova.rs’e yaptığı açıklamada, özgürlük kavramının her zaman sorunlu olduğunu belirtirken, insan için özgürlüğün ideal bir kaos ortamı yaratma fırsatı sunduğunu ifade etti. Kukić, özgürlük aracılığıyla insanların tüm deliliklerini, saçmalıklarını, karanlık dürtülerini ve deha kokan fikirlerini dünyaya döktüğünü aktardı.

Yayıncı Gradac K’nın 50 yıldan fazla bir süredir, kültürümüzde yeni bir duygu oluşturma yolunda önemli bir rol oynadığına değinen Kukić, bunun temelinin ruhsallık, zeka, hayal gücü ve düş kurma olduğunu açıkladı. Geçtiğimiz yıl, kültür ve sanat alanında destek eksikliği ile hatırlanacak bir yıl oldu.

Gradac K yayınevi, "O laži" isimli dergi sayısının yanı sıra Alberto Moravia'nın "O Indiji", Søren Kierkegaard'ın "Bolest na smrt", Julius Evola'nın "Putokazi", Ivan Ilic'in "Izopačenost hrišćanstva", Friedrich Georg Jünger'in "Propast tehnologije" ve H. G. Wells’in "Srećno skretanje / Duh na izmaku snaga" gibi çok sayıda önemli eseri yayımladı. Ayrıca, "Slučaj Crnjanski" başlıklı yeni bir dergi sayısı ve Jakob Philipp Fallmerayer'in "Hagion Oros ili Sveta Gora Atonska" eseri de okuyucuları beklemekte.

Bu başarıların arkasında ise Gradac’ın yazar ve editörü Branko Kukić’ın azmi bulunmakta. Kukić, geçmişten günümüze bu süreci nasıl sürdürdüğünü belirtti.

Kukić, "Homer 'İlyada' ve 'Odysseia'yı nasıl geçtim diyorsanız, ben yalnızca diğerlerinden daha dikkatli bir okuyucuyum. Ben aslında merak yolunda bir trafik işaretiyim" dedi.

Son aylarda yayımlanan "O bolu" adlı eserde Ernst Jünger, acının derinliğimizi anlamamıza yardımcı olan bir bulmaca olduğunu ifade ediyor. Kukić, “Acıyı nasıl kabul ediyorsanız, kim olduğunuzu da bilirsiniz" diyerek acının evrenselliğine dikkat çekti.

Kukić, Jünger’in çalışmalarında insanın sorunları göremediği yerlerde kendini en iyi bulduğunu belirtip, "Zamanımızda yapay zekanın doğumu üzerinde durulması gerekir" vurgusunda bulundu.

Düşlerin yazılması konusuna değinen Kukić, kendi izlenimlerini paylaşarak, bazen gerçek yaşamdan daha fazla rüya hatırladığını dile getirdi. Rüya temalı eserlerin dikkatle seçilmesi gerektiğini vurguladı.

Kukić ayrıca, insan doğasındaki karanlık yönler üzerine düşüncelerini aktardı: "İnsan en eksik varlık, maalesef her türden kötülük içinde barınır" diyerek, tarih boyunca farklı figürlerin sorunlu doğasını sorguladı.

Cvajg'ın çalışmaları üzerine de değerlendirmelerde bulunan Kukić, tarihi figürlerin hayata dair aldığı riskleri ve karamsar gerçekliklerini özellikle vurgulayarak, "Kapitan Skot'un trajik bir sonu, Lenjin’in ise kanlı bir tarihi var” dedi.

Son olarak, özgürlük meselesi üzerine Kukić, “Özgürlük yalnızca politik bir mesele değildir, insanın kendi içindeki özgürlük arayışına dair de soru işaretleri barındırır” diyerek, mevcut zorlukların süregeldiğini belirtti. Eserleri ve görüşleriyle Branko Kukić, Sırbistan’ın kültürel dinamiklerine ışık tutmaya devam ediyor.