Crna Gora’da 2008 yılından beri toplumsal bölünmeye neden olan Kosovo meselesi, son zamanlarda yeniden gündeme geldi. Pljevlja Belediyesi, bu konuda bir deklarasyon kabul ederek Kosovo'nun bağımsızlığının ilan edilmesine karşı çıktı. Bu girişimin arkasında Demokratik Halk Partisi (DHP) lideri Milan Knežević ve diğer bazı partiler bulunuyor.

Deklarasyonu destekleyen DHP’nin amacı, bu tür bir girişimin daha fazla belediyede yürütülmesi. Ancak Nikšić Belediyesi başkanı Marko Kovačević, aynı partiden Andrije Mandić'in liderliğindeki Demokratik Parti (NSD) tarafından reddedildi. Bu durum, eski müttefikler arasında oluşan çatışmayı ve Mandić’in politikalarındaki dönüşümü bir kez daha ortaya koydu.

Bu gelişmeler, 2018 yılında yapılan anayasal değişiklikler nedeniyle de önemini artırıyor. Knežević bu değişiklikleri "en anti-Sırp belge" olarak nitelendirdi çünkü Sırpça artık resmi dil statüsünü kaybetti. Bu durum, DF'nin (Demokratik Cephe) dağılmasına ve Mandić’in politikalarındaki değişimlere yol açtı.

DHP lideri Knežević, EU büyükelçisi Johan Satler'ı bu gelişmelerin arkasında olduğunu iddia ediyor. Knežević, Satler'ın belediye meclislerine baskı yaptığını ve otpriznama girişimlerini engellemek için tehditlerde bulunduğunu öne sürdü.

Crnogorski yazar Đuro Radosavović ise, EU’nun bu konuda “Fokus ekonomik konulara, insan haklarına, özgür medyaya” demesi gerektiğini düşünüyor. Knežević ise, DHP'nin Avrupa Birliği yolunda ilerlemesine engel olmadığını ve Crna Gora'nın bağımsız dış politikasını koruyacağını belirtiyor.

Crna Gora’da Kosovo tanınması hala hassas bir konu ve devlet yetkilileri bu konuda dikkatli olmalıdır. Ancak, halkın ekonomik sorunlar gibi diğer konularla daha fazla ilgileniyor olması da göz önünde bulundurulmalıdır.