Julian Barnes’ın "Odlazim(o)" adlı yeni romanı, Geopoetika yayınevi aracılığıyla Türk okuyucularla buluşuyor. Roman, Barnes’ın son eseri olduğunu vurgulayarak, yaşamın anlamı üzerine derin bir sorgulama yapıyor.

"Odlazim(o)", hafıza, aşk ve yaşamın geride bıraktığı zaman üzerine bir kitap. Hayatın sonuna dair bir başlangıçla başlasa da, ölümle sonlanmıyor. Aksine, varoluşun anlamının ne olduğuna dair sorular soruyor; yaptıklarımız mı, sevdiklerimiz mi yoksa hatırladıklarımız mı sayılmalı?

Barnes, tanıdık elegansıyla ve mizah anlayışıyla, ayrılıklar ve tüm bunlara rağmen kalıcı olanlar üzerine içten bir meditasyon sunuyor. "Odlazim(o)", uzlaşma, mutluluk arayışı ve veda etme cesareti üzerine bir roman; hem kendimize hem sevdiklerimize hem de tanıdığımız dünyaya.

Kitap, Zoran Paunović tarafından İngilizceden çevrildi. Paunović, büyük yazarların her eserlerini son eserleriymiş gibi yazdıklarını belirtiyor ve "Öyleyse, bir büyük yazar için, yazdığı eserin son olduğunu bilmesi ne anlama geliyor?" sorusunu soruyor. Barnes, seksen yıllık yaşamı ve altmış yıllık yazarlık deneyimini, hem hüzünlü hem de onurlu bir şekilde kaleme alıyor. Okuyucu, her sayfada sanki uzakta birine veda ettiklerini hissediyor; ancak bu ayrılık düşüncesi, Barnes’ın sunduğu deneyimden duyulan zevki azaltmıyor.

Romanın İngiltere'deki çıkışından bu yana medya, eseri geniş bir şekilde ele alıyor. Daily Telegraph, Barnes'ın "son kitabının" en iyi eserlerinden biri olduğunu belirtirken, The Guardian, "Julian Barnes gibi biri yok" ifadesini kullanıyor.

Geopoetika, ayrıca birkaç ay önce BBC Radyo 3’te yayımlanan ve beş denemeden oluşan "Promeniti mišljenje" kitabını, ardından ise kült bir eser olan "Artur & Džord"un yeni baskısını yayımlamıştı.