Banyo düzenlemesi genellikle fayanslar, bataryalar ve aydınlatma ile sınırlıdır, ancak görünüşte önemsiz bir detay olan duş perdesi tahmininizden daha büyük bir etkiye sahip olabilir. Süregelen ikilem olan duş perdesini açık mı yoksa kapalı mı bırakmak gerektiği, aslında sadece estetik değil, aynı zamanda hijyen ve mekanın uzun süreli korunması meselesi olarak belirtildi. Birçok kişi banyoyu daha düzenli göstermek amacıyla perdeyi kapalı tutarken, uzmanlar bu alışkanlığın sadece perdede değil, banyonun geri kalanında da nem ve küf oluşumuna zemin hazırlayabileceğini vurguladı. Duş perdesinin nem kontrolünde önemli bir rol oynaması nedeniyle bu kararın sanıldığından daha önemli olduğu kaydedildi. Duş sonrası buhar ve su damlacıkları yüzeyinde kalır. Perde kapalı tutulduğunda, nem 'hapsolmuş' kalır ve küf oluşumu ile kötü kokular için ideal koşullar yaratır. Öte yandan, perdenin açık bırakılması hava sirkülasyonunu ve daha hızlı kurumasını sağlar; bu da küf oluşumuna elverişli olmayan ferah bir banyo için kritik önem taşır. Bu nedenle, banyoda nem birikmesini büyük müdahaleler olmadan önlemek istenirse, en basit çözüm duş sonrası perdeyi açmak ve bu konumda bırakmak olarak açıklandı. Banyonun daha hızlı kurumasının yanı sıra, açık perde ile daha havadar, hatta görsel olarak daha geniş görünmesi sağlandığı aktarıldı. Bu küçük hile, nemin daha hızlı biriktiği küçük alanlarda özellikle faydalıdır. Ancak, küçük bir dezavantajı da olduğu; duşta tutulan her şeyin sürekli 'görünürde' kalacağı belirtildi. Bu yöntemin daha iyi bir alan organizasyonu ile pratik bir duvar veya teleskopik raf alımını teşvik edebileceği belirtildi. Kapalı bir perde ise, özellikle alanın geri kalanıyla tasarım açısından uyumluysa, banyoya şüphesiz daha düzenli ve zarif bir görünüm verir. Ayrıca, suyun zemine damlamasını ve duvarlarda su birikintileri oluşmasını engelleyebilir, ancak bunun bahsedilen dezavantajları ortadan kaldırmadığı kaydedildi. Ancak pratiklik yerine estetiği tercih edildiği takdirde, nem birikintilerini ve sonradan zor temizlenecek küfü önlemek için iyi bir havalandırma sağlamanın önemli olduğu vurgulandı. İdeal çözümün bir uzlaşma olduğu; duş sonrası perdenin ve küvet içindeki alanın tamamen kuruması için en az bir saat açık bırakılması, ardından daha düzenli bir görünüm istenirse kapatılabileceği kaydedildi. Ek olarak, banyodaki durumu önemli ölçüde iyileştirebilecek birkaç basit alışkanlık da belirtildi: Yeni bir perde düşünülüyorsa, PEVA veya EVA gibi modern, çevre dostu malzemelerin seçilmesi gerektiği aktarıldı. Bu malzemelerin suyu ittiği, bakımının kolay olduğu ve klasik PVC çeşitleri gibi güçlü bir kimyasal kokuya sahip olmadığı belirtildi. Optimal hijyen için perdenin ve alt kısmının ayda bir kez iyice temizlenmesi gerektiği vurgulandı. Çoğu modelin makinede yıkanabildiği veya hafif bir temizlik maddesiyle kolayca silinebildiği belirtildi.