Amerikan sinemasının en tanınmış karakter oyuncularından biri, dört on yıllık kariyeri boyunca kaçırılan şeyi sonunda elde edebilir: İlk Oscar adayı oluşu.

Konuya Džon Turturo geliyor ve "The Only Living Pickpocket in New York" filminde başrol oynuyor. Film bu yıl Sandens Festivali'nde prömiyerini yaptı ve Telurajd Festivali'nde de dikkat çekti.

Turturo, filmde eski bir hırsız olan Hari Liheman rolünü üstleniyor. Hari, artık neredeyse geçmişte kalmış bir mesleği sürdürmeye çalışan New York'ta hayatta kalmaya çalışıyor. İnsanlar giderek daha az nakit kullanıyor, mobil telefonlar cüzdanları değiştirdi ve modern teknoloji geleneksel hırsızın işini daha da zorlaştırıyor.

Ancak Hari'nin problemi sadece profesyonel değil. Aynı zamanda hastalanan eşine Rosie bakmakla uğraşırken, dünyanın hızla değiştiği hissine karşı da mücadele ediyor.

Film, Hari'nin hikayesi aracılığıyla yaşlanma duygusunu ve bir kişinin değişen toplumda hala kendine yer bulabilir mi sorusunu inceliyor.

Turturo, etkileyici bir kariyere ve birçok ünlü yönetmenle çalışmaya sahip. Bunlar arasında Coen Kardeşler, Spike Lee ve Robert Redford bulunuyor.

Coen Kardeşler'in "Barton Fink" filmindeki rolüyle Turturo, 1991 yılında Cannes Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandı.

Ancak birçok göz alıcı başarıya rağmen, Oscar adayı oluşu hala elinden kaçmıştı. Son yıllarda televizyon, ona özellikle "Severance" dizisi sayesinde ek ödüller ve adaylıklar getirdi.

Televizyon Akademisi'ne göre Turturo, şimdiye kadar bir Emmy Ödülü kazanmış ve birçok Emmy, SAG ve Altın Küre adayı olmuştur.

Yeni film, ancak farklı bir fırsat sunabilir. Birçok önceki rolüne kıyasla, bu hikayede karakteri neredeyse tamamen merkezde.

Sony Pictures Classics stüdyosu, filmi ve Turturo'nun performansını bu yılki Oscar kampanyası çerçevesinde tanıtıyor. Bazı yorumcular, bu rolün onu adaylık yarışına sokabileceğini düşünüyor.