Evler düzenlenirken, yıllarca aklımıza bile gelmeyen eşyalarla karşılaşmak sıkça rastlanan bir durumdur. Eski aile yadigarları, küçük hatıralar ve geçmiş zamanlardan kalma objeler çekmecelerde ve dolaplarda gizlenmektedir. Birçok kişiye ilk bakışta pek değerli görünmeyebilirler, ancak gerçek bambaşka olabilir. Bazı durumlarda, bu eşyalar tahmin edilenden çok daha değerli olabilir. Bu durum özellikle birçok dede ve ninenin eskiden sahip olduğu objeler için geçerlidir. Eski bir cep saati, sadece bir nostalji objesinden çok daha fazlasını ifade edebilir. Birden fazla koleksiyoncunun bildirdiğine göre, belirli modeller günümüzde oldukça rağbet görüyor ve bazı örnekler 15.000 krondan (yaklaşık 1.500 avro) fazla fiyata satılıyor. Koleksiyonluk saat piyasası da yeniden canlanmış durumdadır. Nadir bulunan saatler büyük meblağlara satılıyor; örneğin, 2014 yılında özel bir saat yaklaşık 150 milyon krona alıcı buldu. Bir saatin değeri büyük ölçüde nadirliğine, durumuna ve işlevselliğine bağlıdır. Uzmanlar, sonsuz takvim ve dakika sayacı gibi karmaşık mekanizmaların saati çok daha değerli kıldığını belirtti. Özellikle 1900'lü yıllara ait eski modellerin yüksek fiyatlara ulaşabileceğini vurguladı. Belgeleme de büyük bir fark yaratabilir. Uzmanlar, üreticiden alınan resmi bir belgenin değeri iki katına çıkarabileceğini kaydetti. Aynı zamanda, mekanizma ve kasa üzerindeki numaraların eşleşmesi önemlidir. Aksi takdirde, saatin farklı parçalardan birleştirilmiş olması muhtemeldir. Şaşırtıcı bir şekilde, yıpranma her zaman bir kusur değildir; orijinal, patinalı yüzey genellikle yeni cilalanmış bir saatten daha değerlidir. Eğer evinizde gizli bir hazine olduğuna dair şüpheleriniz varsa, çekmecelerinizi karıştırmanın zamanı gelmiş olabilir.