Estonya ve Letonya liderleri, Avrupa'nın stratejik Rusya yaklaşımında önemli bir dönüşüme işaret ederek, Rusya ile doğrudan müzakerelerin başlatılması çağrısında bulundu. Bu çağrı, Avrupa Birliği'nin ABD öncülüğündeki barış görüşmelerinden dışlanmasının ardından son haftalarda gündeme geldi ve diplomatik angajman ihtiyacını vurguladı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un özel bir temsilci atanması konusunda teknik düzeyde çalışmalara başladığını açıklamasıyla, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de bu fikri destekledi. Daha önce yaz aylarında ortaya atılan ancak o dönemde çoğu AB lideri tarafından uygun görülmeyen bu fikir, yeniden gündeme taşındı. Letonya Başbakanı Evika Siliņa ve Estonya Cumhurbaşkanı Alar Karis, Rusya ile her türlü iletişimin Ukrayna ile istişare içinde yapılması gerektiğini vurguladı ve atanacak temsilcinin konsensüsle belirlenen bir isim olması gerektiğini belirtti.

Dubai'deki Dünya Hükümetleri Zirvesi marjında Euronews'e konuşan Siliņa, diplomasiye angajmanın ve görüşmelerin gerekliliğini kaydetti ancak Rusya'ya yönelik yaptırımların sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Siliņa, "Müzakere masasında olmalıyız, çünkü Ukraynalılar da müzakere etmeye başladı. Peki Avrupalılar neden müzakere etmesin?" değerlendirmesinde bulundu. Başbakan, Macron, Almanya Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) Genel Başkanı Friedrich Merz, Polonya Başbakanı Donald Tusk ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ı potansiyel Avrupa temsilcileri olarak işaret etti. Ancak, Merz'in Macron'un aksine doğrudan müzakerelere karşı olduğu aktarıldı. Siliņa, bir temsilcinin gerçekten gerekli olduğunu belirterek, kendisinin de göreve hazır olduğunu ancak Almanya, Fransa veya İngiltere liderlerinin bu rol için daha uygun olabileceğini ifade etti.

Estonya Cumhurbaşkanı Karis ise, atanacak temsilcinin büyük bir Avrupa ülkesinden gelmesi ve "her iki tarafın da güvenilirliğini" taşıması gerektiğini kaydetti. Karis, Dubai'de Euronews'e yaptığı açıklamada, AB'nin bu sürece dahil olması gerektiğini vurguladı. "Rusya ile doğrudan savaşmasak da, yıllardır Ukrayna'yı destekledik ve desteklemeye devam edeceğiz" diyen Karis, AB'nin "biraz geç kaldığını" ve belki de diplomatik çözümler aramaya ABD Başkanı Donald Trump yerine kendilerinin başlaması gerektiğini belirtti. Karis, "Birkaç yıl önce saldırganlarla konuşmuyorduk, şimdi ise müzakere masasında olmamaktan endişe duyuyoruz" ifadelerini aktardı.

Şubat 2022'den bu yana büyük ölçüde kapalı olan Rusya ile diplomatik kanalların yeniden açılması meselesi, ABD öncülüğündeki müzakerelerin hız kazanması ve Ukrayna'ya yönelik güvenlik garantilerinin somutlaşmasıyla son haftalarda tekrar gündeme geldi. Fransa, İtalya, Avusturya, Lüksemburg ve Çekya gibi ülkeler, Moskova'nın ana muhatabı haline gelen Beyaz Saray'a bağımlılığı önlemek amacıyla doğrudan müzakerelerin başlatılması fikrini destekliyor.

Buna karşın Almanya, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in "maksimalist taleplerini" ve Ukrayna şehirlerine yönelik devam eden bombardımanı gerekçe göstererek, Kremlin'in "gerçek bir müzakere isteğinden yoksun" olduğunu ve bu nedenle doğrudan görüşmelere karşı olduğunu kaydetti.

Öte yandan, Estonya Cumhurbaşkanı doğrudan müzakerelerden yana tavır alırken, ülkenin Dışişleri Bakanlığı bu yaklaşıma karşı çıkıyor. Euronews'e gönderilen bir açıklamada, Estonya Dışişleri Bakanlığı, "Rusya, Ukrayna'ya yönelik saldırgan eylemlerini ve hedeflerini değiştirmediği sürece, bu ülke ile müzakerelere girmek veya ona izolasyondan çıkış yolu sunmak mümkün değildir" ifadelerini kullandı. Açıklamada ayrıca, "Rusya rotasını değiştirmediğinde defalarca yaptığımız hataları tekrarlamamalıyız" uyarısı aktarıldı.