Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić’in de belirttiği gibi, Sırbistan ekonomisi Avrupa ekonomisine bağlı kalmaya devam ediyor. Bu bağlamda, Avrupa Merkez Bankası (ECB) tarafından uygulanan ve evro bölgesinde kredi maliyetlerini artıran politikalar, Sırbistan'da da hissedilecek.

Sırp para biriminin (dinar) piyasada olan payının %40.7 olduğunu belirten Narodna Banka Srbije (NBS) verilerine göre, yaklaşık %60 oranında kredi evro ile endekslenmiş veya bu cinsinden verilmektedir. Özellikle sektörde dinar kullanım oranı %24.2 olarak oldukça düşük bulunuyor ve bu da %75.8'lik bir oranla bankaların preduzemelere sunduğu kredilerin büyük çoğunluğunun evro ile bağlantılı olduğunu gösteriyor.

Bu nedenle, Avrupa Merkez Bankası tarafından uygulanan referans faiz oranlarında yaşanacak her artış ve Avrupa devlet borçlarının getirisi üzerindeki yükseliş, Sırbistan'daki finansal piyasayı doğrudan etkileyecek ve evro ile endekslenmiş kredilerin ödemelerini daha pahalı hale getirecek.

Avrupa devlet borçları piyasaları, yıllara göre en yüksek seviyelere ulaşarak yatırımcıların endişelerini artırıyor. Almanya'nın 10 yıllık faiz oranı %4.10'un üzerine çıktı ve Fransa'da da benzer bir durum gözlemleniyor.

Bu yükselişin temel sebebi, Orta Doğu'daki çatışmaların çözümünün gecikmesi ve enerji fiyatlarındaki artış olarak belirtiliyor. Özellikle doğalgaz fiyatları Avrupa'da iki katına çıktı. Bu durum, ECB'nin faiz oranlarını daha da artırması beklentisi yarattı.

Evropski ev kredileri piyasasında yaşanan bu değişimler, özellikle Almanya gibi ülkelerde hemen hissediliyor. Banka ve brokerlar, ev kredi faiz oranlarını hızla artırıyor.

İtalya'da ev kredileri doğrudan devlet borçlarına bağlı değil ancak "euro interest-rate swaps" ile bağlantılıdır. Bu iki oran da birbirini takip ediyor. Fransa'da ise yüksek tasarruf oranları nedeniyle bu etki daha yavaş hissediliyor. Ancak uzmanlar, uzun vadeli enflasyon ve ECB faiz artışlarının ev kredi oranlarını %10 ila %20 oranında yükselteceğini tahmin ediyor.

Yüksek borçlu Avrupa ekonomileri, borç servis maliyetlerinde artışla karşı karşıya kalıyor. 2025 yılı verilerine göre Fransa'nın borcu 3,9 trilyon dolar, İtalya'nın 3,5 trilyon dolar, Almanya'nın 3,2 trilyon dolar ve İspanya'nın 1,9 trilyon dolar olarak belirtiliyor.

Borçların yenilenmesi veya yeni borç alımı için daha yüksek faiz oranları kullanılması, bu ülkelerin mali durumunu olumsuz etkileyecek. Fransa'da ödenen faiz maliyetleri 2031 yılına kadar iki katına çıkacak ve bu da kamu hizmetleri, yatırımlar ve sosyal yardımlara ayrılan bütçeyi daraltacak.

Sırbistan'da ise NBS verilerine göre evro ile endekslenmiş kredilerdeki faiz oranları Haziran ayında %5.1'e yükseldi. ECB'nin Eylül ve Ekim aylarında daha fazla faiz artışı yapması beklendiğinden, Sırbistan'daki değişken faiz oranlı evro kredili kişiler ve şirketler ödemelerini artıracak bir durumla karşı karşıya kalabilirler.

Sırbistan'da dinar kullanım oranı %56.9 ile tarihi bir zirveye ulaştı ancak ülke ekonomisi hala Avrupa ekonomisine bağlı kalmaya devam ediyor. Sırp şirketleri, evro bölgesindeki faiz oranları ve piyasa koşulları nedeniyle işletme maliyetlerini ve yatırım kararlarını etkileyecek olan faktörler arasında bulunuyor.