Dört uzun yılın ardından HBO'nun hit dizisi "Euphoria" üçüncü sezonuyla bu hafta 12 Nisan'da ekranlara döndü ancak uzun süredir beklenen sezonun ilk eleştirileri "euforik" olmaktan oldukça uzak. Eleştirmenler, Sam Levinson'ın dramasının yeni devamını güçlü oyunculuk performanslarına rağmen "sıkıcı", "odaksız" ve hatta "kaotik bir felaket" olarak açıkladı. Emmy ödüllü dizinin yeni sezonu, 2023'teki Hollywood oyuncu ve senarist grevleri dahil olmak üzere birçok yapım ertelemesinin ardından izleyiciyle buluştu. Yıllarca süren bekleyiş, gecikmeler ve yeniden düzenlemeler sonunda diziyi eleştirmenlerin karşısına çıkardı; Zendaya liderliğindeki yeni sezonun, bir zamanlar ulaştığı kültürel fenomen seviyesine erişemediği belirtildi. Bununla birlikte, ilk tepkiler dizinin daha dağınık, daha aşırı ve bazı durumlarda kendi hırsının kurbanı olduğunu aktardı. Euphoria'nın üçüncü sezonu, hikayeyi beş yıl ileriye taşıyarak karakterleri lise öğrencisi yerine yirmili yaşlarında, yetişkin yaşamlarının sorumluluklarını üstlenmeye çalışan bireyler olarak gösteriyor. Yeni sezonun, ilk iki sezona damgasını vuran gençlik kaosundan ziyade inanç, anlam ve kaybolmuşluk hissi gibi temalara odaklandığı açıklandı. Zendaya'nın canlandırdığı Rue'nun hala geçmişin ağır yükünü taşıdığı ve borçlarını ödemeye çalıştığı kaydedildi. Diğer karakterlerin ise daha farklı ve ciddi ilişkilere, sorunlara yöneldiği belirtildi. Örneğin Cassie ve Nate'in ciddi bir ilişkisi olup nişanlandığı, Jules'un ise Rue'nun hayatının önemli ancak hala biraz belirsiz bir parçası olduğu ifade edildi. Lexi'nin eğlence sektöründe güçlü bir figüre asistanlık yaptığı, Maddy'nin online arabulucu olarak çalıştığı, Cassie'nin ise lüks bir yaşam sürerek OnlyFans için içerik ürettiği aktarıldı. Karakterlerin kağıt üzerinde yeni hayatları olsa da, bazı eleştirmenlerin sezonun onların gerçek deneyimlerine yeterince derinlemesine inmediğini vurguladığı kaydedildi. Eleştirmenlerin ana eleştirisi hikaye anlatımına yönelik. Variety ve The Hollywood Reporter'dan gelen değerlendirmelerde, sezonun odaklanmakta zorlandığı ve hikaye örgülerinin gelişmek yerine dağıldığı belirtildi. Dizinin, gençlerin hayatlarına duygusal ve melodramatik bir bakışla başladığı, ancak absürt seviyeye çıkarılmış risklerle dolu, sözde bir suç dramasına dönüştüğü kaydedildi. Karakterler arası dramaların yerini uyuşturucu dağıtım anlaşmazlıkları ve western tarzı çatışmaların aldığı, ana karakterlerin ise kenarda kaldığı vurgulandı. Bazı medya kuruluşları değerlendirmelerinde çok daha açık sözlü davrandı. The New York Post, sezonu "kaotik bir felaket" olarak nitelendirirken, Daily Mail ise bunu bir fiyasko olarak tanımladı. New York Post, "HBO'nun hit dizisinin uzun zamandır beklenen dönüşü, çılgın bir delilik hız treni. Bunun iyi mi kötü mü olduğu, Z kuşağının en büyük süperstarları Zendaya, Jacob Elordi ve Sweeney'i Breaking Bad ile Looney Tunes karışımı gibi görünen komik durumlarda görmek isteyip istemediğinize bağlı" şeklinde bildirdi. Euphoria bir zamanlar nabız yükselten dramasıyla tanınsa da, son incelemelerde dizinin ışıltısını kaybettiği belirtildi. Eleştirmenler, bu kadar çok olayın yaşandığı bölümlere rağmen üçüncü sezonun bir şekilde sıkıcı olduğunu vurguladı. The Hollywood Reporter, "Gençlere yaşandığında aşırı ve korkutucu görünen dikkat çekici olaylar, kahramanlar yirmili yaşlarındayken sadece 'olaylar' haline geliyor," şeklinde açıkladı. IndieWire'dan Ben Travers, Rue'nun karakteri hariç dizinin olay örgüsünün artık "inanılmaz derecede durgun" olduğunu vurguladı. Dizideki değişiklikleri değerlendiren Travers, "Karakterlerin çoğu aynı kaldı ve neden değişmeleri gerektiği pek de açık değil. Bu nedenle, sözde son sezonun başlangıcı yorgun ve gerçek bir gelişme olmaksızın ilerliyor, bu da bir zamanlar düşünülemez olan şu soruyu akıllara getiriyor: Euphoria nasıl sıkıcı hale geldi?" ifadelerini kaydetti. Eleştirmenler, karakterlerin en belirgin özelliklerine indirgenmiş basit taslaklar gibi göründüğünü belirtti. Cassie rolündeki Sydney Sweeney'nin bu durumdan özellikle etkilendiği, boş ve komik derecede materyalist olarak tanımlandığı aktarıldı. Hatta bazılarının, Sweeney'nin cinsel işçilikle ilgili hikayesini, dizinin geri dönüşü için tembel ve şok edici bir hamle olarak gördüğü kaydedildi. Mashable'dan Belen Edwards, durumu "aşırı cinselleştirilmiş aşağılayıcı bir meydan okuma" olarak tanımladı ve "Bu denli inanılmaz potansiyel ve yeteneğe sahip bir dizinin sürekli tembel şokları seçmesinden dolayı öfke duyuyorum," ifadelerini aktardı. Ancak oyunculuk performansları dizinin en güçlü unsurlarından biri olmayı sürdürüyor. Zendaya ve Sydney Sweeney'nin, senaryo yeterli olmasa bile duygusal yüklü performanslarıyla övgü almaya devam ettiği belirtildi. IndieWire'ın incelemesinde sezon 3 puan alırken, Zendaya'nın Rue performansı övgüyle karşılandı. The Hollywood Reporter'dan Benett Finberg, "Zendaya'nın gözlerindeki o ışığın yanıp sönmesini izlemek her zaman etkileyicidir," şeklinde bir açıklama yaptı. Yıldız oyuncu kadrosunun diziyi aştığı, zira tüm oyuncuların büyük film projelerinde yer aldığı ve Euphoria'nın artık yerine getirilmesi gereken bir sözleşme yükümlülüğü gibi durduğu belirtildi. Diğer yandan, bazı eleştirmenler ilk üç bölümden oldukça memnun kaldı. Decider'dan Meghan O'Keefe, açılış bölümlerini övgüyle değerlendirerek, bunların dizi için "muazzam bir yaratıcı atılım" anlamına geldiğini vurguladı. Variety'den Alison Herman ise karışık övgülerde bulunarak, ilk üç bölümün "gerçekten Euphoria gibi: gösterişli, stilize edilmiş ve ihtişamı kurnaz, keskin bir mizahla yumuşatabilen" olduğunu kaydetti ve dizinin "eğlenceli olmadığı" yönündeki genel görüşün aksine "eğlenceli" olduğunu belirtti. TheWrap'tan Hunter Ingram, yeni sezonu "gereksiz bir dönüş" olarak değerlendirdi. Ingram, "Üç bölümün ardından, dört yıllık bekleyiş Euphoria'nın neden geri döndüğüne dair güçlü bir argüman sunmuyor. Levinson'ın kendisinin ve Euphoria'nın en iyi günlerinin geride kaldığına ikna olduğu hissine kapılmamak elde değil," ifadelerini aktardı. Eleştirmenlerin genel kanısı, dizinin görsel olarak çarpıcı kalmasına rağmen özünün zarar gördüğü yönünde. Kendine özgü estetiğin hala öne çıktığı, ancak eleştirmenlerin bunun hikayeyi taşımaya yeterli olup olmadığını sorguladığı belirtildi. Euphoria'nın, karakter derinliği ve anlatım netliği pahasına gösterişe çok fazla eğilerek, bir zamanlar bu kadar etkili olmasını sağlayan dengeyi kaybettiği kaydedildi. Üçüncü sezonun ilk üç bölümünün, yıllarca süren bekleyişin ardından büyük bir hayal kırıklığı olduğu kaydedildi. Yazıldığı an itibarıyla Euphoria'nın Rotten Tomatoes'ta 18 incelemeye göre %56 puana sahip olduğu belirtildi. Dizi, 12 Nisan Pazar günü HBO ve HBO Max platformlarında prömiyer yapacağı açıklandı.