Nova.rs haber portalının resmi Instagram sayfası 18 Ocak'ta askıya alındı, Radar hesabı ise bot saldırısı nedeniyle kalıcı olarak kapatıldı. Bu durum, kullanıcı sayısında ani bir artışa yol açarak Meta şirketinde alarm zillerini çaldı. Ertesi gün Radar hesabı geri yüklenirken, Nova'nın Instagram sayfalarının askıya alınması da Meta'ya yapılan itirazların ardından kaldırıldı.

Yalnızca bir hafta içinde Nova.rs'in resmi Instagram sayfasındaki takipçi sayısı 127.000 artış gösterdi. Bu hedef kitlenin büyük çoğunluğu Hindistan'dan gelmekte olup, boş profillerden oluşan bu bot hesapları, Instagram'daki takipçi sayısını yapay olarak artırmak amacıyla kullanılmakta. Ancak Meta, bu tür yolla elde edilen profilleri cezalandırmaktadır. Örneğin, Sırbistan'daki bağımsız medya hesaplarını kapatmak için Instagram profilinde bot saldırıları organize etmek yeterli olmaktadır. Bu durum Nova, Radar ve N1 profilleri için de geçerli olmuştur. Askıya alınma ve profilin geri gelmesinin ardından, Instagram sayfasındaki resmi istatistikler komik bir hal almıştır.

Mevcut duruma göre, Nova.rs'in Instagram sayfasındaki her üç takipçiden biri Hindistan kökenlidir. Tam olarak, takipçilerin %49.9'u Sırbistan'dan, %31.8'i Hindistan'dan gelmekte, Bosna-Hersek, Almanya ve Karadağ'dan gelen takipçiler ise toplamda %6'dan az bir kısmı oluşturmaktadır.

Söz konusu saldırının gerçekleştiriliş şekli, sosyal medya ortamlarının kötüye kullanımına dair iyi bilinen fakat nadiren kamuya açıklanan bir mekanı işaret etmektedir. Burada klasik bir hacking veya platform tarafından doğrudan hesap kapatma söz konusu değildir; aksine, sosyal ağın kurallarına karşı sofistike bir manipülasyon söz olmaktadır. Instagram ve Meta şirketi, takipçi sayısındaki anormal artışı tespit etmek için otomatik sistemler kullanmaktadır çünkü bu tür bir artış genellikle takipçi satın alma, spam ya da dolandırıcılıkla ilişkilendirilmektedir. Algoritma, şüpheli lokasyonlardan ve boş profillerden gelen ani takipçi artışlarını tespit ettiğinde, hesap otomatik olarak riskli olarak işaretlenmekte ve genellikle önceden bir uyarı olmadan geçici veya kalıcı olarak askıya alınabilmektedir.

Bu mekanizma, iktidara karşı eleştirel olan medyalarla başa çıkmanın ideal aracını sunmaktadır. Sadece binlerce bot hesabının masif bir şekilde yönlendirilmesi yeterli olup, böylece bir hesapın platformun kurallarını ihlal ettiği izlenimi yaratılmaktadır. Bu durumda Meta, büyüme motive eden faktörlere bakmadan, davranış kalıbına yanıt vermektedir. Başka bir deyişle, platform saldırının hedefi olan hesabı cezalandırmakta ve saldırıyı gerçekleştiren hesabın sorumluluğunu üstlenmemektedir.

Bu tür operasyonlar rastgele uygulanmamaktadır. Genellikle Asya'da bulunan bot çiftlikleri, on binlerce hatta yüzbinlerce sahte Instagram profili barındırmaktadır. Bu profiller, kısa bir zaman diliminde belirli bir hesaba yönlendirilebilir. Bu tür hizmetlerin maliyeti, saldırının kapsamına ve hızına bağlı olarak değişmekte olup, kara pazarda mevcut verilere göre 100.000 ila 150.000 bot takipçi paketi birkaç yüz ila birkaç bin avro arasında değişmektedir. Daha fazla kaynağa sahip organizasyonlar veya yapılar için bu, bağımsız medyaya zarar verme açısından kayda değer bir maliyet olmaktadır.

Özellikle endişe verici olan, bu tür bir senaryonun daha önce iktidara karşı muhalefet oluşturan birçok medya hesabında neredeyse aynı şekilde tekrarlanmasıdır. Nova, Radar ve N1, algoritmalarla değil, yayın politikalarıyla bağlantılıdır. Bu durum ise, bu olayın izolasyondan ziyade koordine bir faaliyetin sonucu olduğuna dair ciddi şüpheler uyandırmaktadır; zira hedef, bu medya hesaplarının dijital uzaktan geçici veya kalıcı olarak ortadan kaldırılmasıdır.

Hesapların geri yüklenmesinin ardından bile sonuçlar görünür kalmaktadır. İzleyici istatistikleri kalıcı olarak bozulmuş, algoritmik erişim düşmüş ve platformun hesapların otantikliğine olan güveni sorgulanır hale gelmiştir. Diğer bir deyişle, askıya almanın kaldırılmasıyla birlikte zarar giderilmemiştir. Bu durum, böyle saldırıların dijital bir baskı aracı olarak etkin olduğunu düşündürmekte; zira uzun vadeli etkileri düzeltmek pek kolay değildir.

Daha geniş bir bağlamda, bu durum bağımsız medyalara yönelik baskının kurumsal çerçeveden dijital alana kaymasına işaret etmektedir. Açık bir yasak veya sansür yerine, uluslararası platformların teknik zayıflıkları ve sıkı ama kör kuralları kullanılmaktadır. Sonuç olarak medya, geçici olarak da olsa susturulmakta ve sorumluluk algoritmalara ve otomatik sistemlere devredilmektedir.

Sosyal medya, özellikle genç kitle için başlıca bilgi kanalı haline geldiğinde, bu tür saldırılar teknik bir problem olmanın ötesinde, medya özgürlüğüne ve kamuoyunun bilgilendirilme hakkına ciddi bir darbe vurmaktadır. Bu nedenle, bu durum bireysel hesapların ötesine geçerek kamu yararı meselesi haline dönüşmektedir.