Hırvatistan'ın Dalmaçya bölgesinde kiralık daire bulmakta zorlanan bir kullanıcı, ev sahiplerinin fiyatları aşırı derecede artırdığını ve koşulların kötüleştiğini kaydetti. Kullanıcı, 65 metrekarelik, bakımsız ve nemli daireler için 700 avro kira ödemek zorunda kaldığını açıklarken, bu durumun inanılmaz boyutlara ulaştığını vurguladı. Bu şikayet, internet üzerinde büyük bir tartışma başlattı. Sosyal medyada yapılan yorumlarda, bazı kullanıcılar ev sahiplerinin eskiden de ucuz kira vermediğini, sadece daha fazlasını alamadıklarını belirtti. Başka bir kullanıcı, kira artışlarının ve kiralık konut standartlarının denetlendiği ülkelerin bulunduğunu aktarırken, yasal düzenleme olmaması durumunda ise yatırımcıların kiralık konutlara ilgi göstermeyeceği ifade edildi. "PaymentLegitimate761" adlı kullanıcı, bazı ülkelerde devletin konut inşa ettiğini ve bu konutların bir kısmının kiralama acentelerine ayrıldığını aktardı. Yeni binalar yapıldığında vatandaşların da daire satın aldığını kaydeden kullanıcı, gemi yapımı veya otomotiv endüstrisi gibi üretim alanlarına sahip devletlerde işçi konaklaması ihtiyacının arttığını ve bloklar halinde inşa edilen bu binaların malzeme ve işçilik maliyetlerini uzun vadede düşürdüğünü vurguladı. Kullanıcı, acentelerin binaların bakımını üstlendiğini ve devletin kısmen finansman sağladığı bu sistemde kira fiyatlarının yüksek olamayacağını belirtti. Ayrıca, şehirlerin gelişimi için gençlerin ebeveynlerinden ayrılarak vergi ödemesinin şart olduğunu ifade eden PaymentLegitimate761, devletin bu kişileri vergi mükellefi olarak görerek topluma ve iş hayatına erişim sağladığını açıkladı. Bu sayede kira fiyatlarının kontrol altında tutulduğunu ve uygun kredi koşulları sayesinde insanların yaşayabildiğini dile getiren kullanıcı, Hırvatistan'daki mevcut kira durumunun başka hiçbir yerde görülmediğini vurguladı. Başka bir yorumda ise devletin iş hayatına girmesinin genellikle felaketle sonuçlandığı ve Batı ülkelerinde, örneğin İsveç'te, kamu-özel sektör ortaklıkları olsa da konutları özel sermayenin inşa ettiğini, politikacıların değil, kaydedildi. Ancak bu ülkelerde de özel sermayenin inşaat yapmayı karlı bulmadığı için konut açığı olduğu aktarıldı. Berlin örneğini veren bir kullanıcı ise, şehir yönetiminin aşırı yapılaşmayı ve kira artışlarını yasaklaması sonucunda kimsenin yeni konut inşa etmediğini ve mevcut dairelerin fiyatlarının aşırı yükseldiğini belirtti. Bir kullanıcı, tüm dairelerin yüksek fiyatlı olduğunu ve tek seçeneğin uzak bir bölgedeki özel bir evde, bodrum katı bir stüdyo daire bulmak olduğunu aktardı. Aynı kullanıcının, lüks mobilyalara zarar vermemek adına 400 avro depozito talep edildiğini ve kendisinin Zadar'da 18 metrekarelik en ucuz daireye 500 avro ödediğini belirtmesi dikkat çekti. Başka bir kişi ise küçük şehirlerde veya kötü mahallelerde daire bulunabileceğini, ancak insanların bunu bir kazanç kapısı olarak gördüğünü ve çok fazla yatırım yaptığını dile getirdi. Bu durumun, birden fazla mülkü olanların daha fazlasını biriktirmesine yol açtığını, ancak bazıları için ilk dairenin bile ulaşılamaz hale geldiğini vurguladı. Bir kullanıcı, Birleşik Krallık, Almanya veya Avusturya'da 65 metrekarelik bir dairede iki başka çiftle paylaşılan bir odaya 1.200 avro ödendiğini belirtti. Bu durumda Hırvatistan'daki ev sahiplerinin "altın değerinde" hale geldiğini ifade eden kullanıcı, herkesin daha fazla kazanmak istediğini ve iş arayanların en iyi koşulları seçtiği gibi, ev sahiplerinin de 500 avro yerine 700 avro alabiliyorsa bu fırsatı değerlendireceğini kaydetti. Diğer bir yorumcu ise Almanya'da bir arkadaşının 600 avro, Viyana'da ise 1.200 avro kira ödediğini aktarırken, buralardaki ev sahiplerinin Hırvatistan'dakilerden çok farklı olduğunu ve maaşların 2,5 kat daha yüksek olduğunu vurguladı.