Zagreb Belediye Başkanı Tomislav Tomašević'in, Ustaşa selamı 'Za dom spremni' ifadesini defalarca kullandığı gerekçesiyle şarkıcı Marko Perković Tompson'un Ban Josip Jelačić Meydanı'ndaki konserine izin vermemesiyle başlayan olaylar, Hırvatistan'da merkezi hükümet ile yerel yönetim arasında büyük bir krize yol açtı. Hırvatistan Hentbol Federasyonu, hentbolcuların Tompson'un sahne alması konusundaki ısrarı üzerine, Belediyenin düzenlediği karşılama törenini iptal etti. Bunun üzerine Hükümet, telefon oturumuyla toplanarak etkinliğin organizasyonunu üstlenip Tompson'u sahneye davet etme kararı aldı.

Hükümetin, Zagreb Belediyesi'nin onayı olmadan kitlesel bir halk toplantısının organizasyonunu üstlenme kararı sert tepkilere neden oldu. Belediye Başkanı Tomašević, Hükümetin bu hamlesini "devletin Zagreb şehrine bir darbesi" ve "Anayasa ihlali" olarak nitelendirerek, yerel yönetimlere karşı benzeri görülmemiş bir kurumsal şiddet olduğunu kaydetti. Tomašević, "Eğer Hükümet yasaları bilerek çiğniyorsa, vatandaşlarına nasıl bir mesaj veriyor? Onlar da mı kurallara uymak zorunda değil?" diyerek tehlikeli bir emsal oluşturulduğunu vurguladı. Yasal adımlar atacağını, Anayasa Mahkemesi'ne başvuracağını, hatta mahkemenin tepki vermemesi halinde referanduma gideceğini bildirdi. Hırvatistan Cumhurbaşkanı Zoran Milanović de Tomašević'in iddialarını destekleyerek, Hükümetin kararını "anayasa dışı, yasa dışı ve korsanca" olarak değerlendirdi. Milanović, Başbakan Andrej Plenković'i "anayasal düzeni bilerek yıkmakla" ve derin toplumsal ayrılıklara neden olmakla suçladı.

Tartışmanın merkezinde, yıllardır Hırvatistan toplumunda kutuplaşmalara neden olan şarkıcı Marko Perković Tompson yer aldı. Kimileri için vatanseverliğin ve milliyetçiliğin sembolü, kimileri içinse açık bir Ustaşa ideolojisi savunucusu olan Tompson, HDZ etrafında toplanan sağ ile Možemo Partisi liderliğindeki sol-yeşil şehir yönetimi arasındaki çatışmanın siyasi bir sembolü haline geldi. Karşılama töreninde Tompson birçok şarkı seslendirdi ancak ilk kıtası Ustaşa sloganıyla başlayan "Čavoglave" şarkısını söylemedi. Buna rağmen meydanda ilk beyaz kareli bayraklar dalgalandı, "Za dom spremni" yazılı atkılar taşındı ve aynı zamanda bir binada "Faşizme Karşı Birleşik" pankartı asılıydı. Bölünmüş Meydan görüntüsü, bölünmüş Hırvatistan'ın bir sembolü oldu. Eski Başbakan Jadranka Kosor, bu siyasi çatışmanın modern Hırvatistan tarihinde benzeri görülmemiş olduğunu değerlendirdi. Muhalefet ise HDZ'yi, özellikle yıllardır iktidarı ele geçiremediği Zagreb'de, yerel seçimler öncesinde Tompson'u siyasi bir araç olarak kullanmakla suçladı. Başbakan Andrej Plenković, Anayasa ihlali iddialarını reddetti ve Hükümetin "yasalara ve sağduyuya uygun" hareket ettiğini belirtti. Zagreb yönetimini ideolojik dışlayıcılıkla suçlayan Plenković, Hükümetin "Hırvat halkı, sporcular ve vatansever şarkıcılar arasında bir uçurum oluşmasına" izin vermek istemediğini aktardı. Plenković, "Eğer Belediye karşılama törenini organize edemiyorsa, Hükümet bunu yapmakla yükümlüdür" diyerek, devletin "ulusal çıkar" söz konusu olduğunda müdahale etme hakkına sahip olduğunu düşündüğünü açıkça ortaya koydu. Ancak bu tutum, kamuoyunun ve hukuk uzmanlarının endişelerini daha da derinleştirirken, bunun devlet ve yerel yönetim arasındaki sınırları sildiğini belirttiler.

Hentbolcuların karşılanması ve bu olaylar Hırvatistan dışında da yankı buldu. Sırbistan Dışişleri Bakanlığı, İkinci Dünya Savaşı sırasında Sırplara, Yahudilere ve Romanlara karşı kitlesel suçlara yol açan ideolojiyle bağlantılı sembol ve mesajların sergilenmesinden duyduğu endişeyi dile getirerek, kamu alanında itidal ve sorumluluk çağrısında bulundu. Hırvatistan içinde ise tartışma, Hükümetin yerel yönetimleri bypass edip edemeyeceği, devlet gücünün sınırlarının nerede olduğu ve sporun siyasi seferberlik ve ideolojik hizalanma aracı olarak bilinçli bir şekilde kullanılıp kullanılmadığı gibi bir dizi soruyu gündeme getirdi.