Benedetta Karpi de Rezmini'nin küratörlüğünde, "Identiteti izvan granica" adlı sergi, 22 Ocak'ta saat 18.00'de Galeri Dots'ta açılacak.

İtalya'dan gelen 22 sanatçının eserlerini bir araya getiren sergi, Belgrad'daki İtalyan Kültür Enstitüsü iş birliği ve İtalya'nın Belgrad Büyükelçiliği'nin desteği ile gerçekleştiriliyor ve 7 Mart'a kadar görülebilecek.

"Identiteti izvan granica" sergisi, İtalya Dışişleri Bakanlığı'nın desteğiyle Farnezina Koleksiyonu'nun 25. yılına özel olarak düzenlenen bir proje. Berlin, Vilnius ve Valletta'da sergilenen bu gezici sergi, başlangıçta tanımlanan sınırların ötesine geçen bir temaya sahip olarak uluslararası düzeyde ilgi görüyor.

Belgrad, genişletilmiş versiyonun ilk durağı olarak öne çıkıyor. Mario Merz'in "Fibonacci" adlı eseri, sergi boyunca ulusal sınırları aşan ütopyacı bir görüntü sunarak yolculuğa kapı açıyor; sayısal spiral, organik, hiyerarşisiz bilgi metaforu olarak yayılma ve dallanma yoluyla gelişiyor. Bu merkez etrafında, "Kökenler ve Direniş", "Dengesiz Ekolojiler" ve "Yabancılaşma Coğrafyaları" olmak üzere üç tematik alan geliştiriliyor ve bu alanlar çağdaş toplumun gerilimleriyle yüzleşiyor.

"Kökenler ve Direniş" bölümünde, beden ve dil, özgürleşme araçları haline geliyor. İtalyan kadın avangardının önde gelen isimlerinden Tomaž Binge, Carla Accardi, Ketty La Rocca, Maria Lai ve Eliza Montesori, Elena Belantoni, Silvia Giambone, Marinela Senatore ve Loredana di Lilo'nun eserleriyle diyalog kuruyor.

"Yabancılaşma Coğrafyaları" bölümü, yaralanma deneyimini ele alıyor. Jee Kazolaro, Anjeze Purgatorio ve Sara Čirači'nin eserleri, kentsel, sosyal ve duygusal yaralar haritasını çiziyor. Diğer taraftan, Ra di Martino, Marta Roberti ve Paola Gandolfi'nin eserleri, insan ile insan dışı arasındaki figürleri sunarak, kimliği akışkan ve göçebe bir durum olarak sorguluyor.

"Dengesiz Ekolojiler" bölümünde, manzara savunmasız bir organizma olarak ele alınıyor; değişim sürecinde yaralanmış bir ekosistem tasvir ediliyor. Letizia Batalja, Silvia Camporezi, Martina della Valle, Elena Maci ve Laura Punjo, doğayı krizin yanı sıra olası bir yenilenme alanı olarak keşfederek, yeni yaşam biçimlerinin hayalini kurmaya davet ediyor. Bu bölümde, ilk kez Farnezina Koleksiyonu'na dahil edilen İđini de Luca'nın eseri de sergilenecek.

Belgrad'daki sergi için üç sanatçı özel site-specific müdahaleleri sergileyecek. Elena Belantoni, "The Fox and The Wolf: Struggle for Power" adlı video eserinde kullandığı orijinal maskaların yanı sıra, 2019'da Belgrad, İstanbul, Atina ve Palermo'da üretilen "On the Breadline" projesinin bir parçası olarak video eserler de sunacak. Eski katot tüplü monitörlerde gösterilen bu video eserler, hareketli görüntülerin malzeme ve fiziksel varlık haline geldiği benzersiz bir heykelesel yapı oluşturuyor.

Tomaž Binge'nin 2003 tarihli "Zove se Rat" başlıklı şiiri, bir enstalasyon formatında ses eşliğiyle sunuluyor ve beden, dil ve siyaseti harmanlayarak edebi bir direniş eylemi olarak öne çıkıyor.

Anjeze Purgatorio, Emily Dickinson’ın eserinden esinlenerek "Perhaps you can write to me" adlı çalışmasını sergiye katıyor. Bu çalışmada, büyük bir posta kutusu etrafında bir ilişki ve bekleyiş cihazı ortaya koyuyor. Kutunun yüzeylerinde yer alan, su, Tuna ve Drina manzaralı kartpostallar, sanatçının kendisi tarafından yazılmış iki farklı edebi cümleyi keserek izleyiciye sunuyor.