Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić, Ingrid Bergman’in hayat hikayesini anlattı.

Ingrid Bergman 29 Ağustos 1915 tarihinde Stokholm'da İsveçli fotoğrafçı Justuss Bergmana ve Alman Frieder Adler'in kızı olarak dünyaya geldi. Çok küçük yaşta annesini kaybetti. Babası da onun 13. yaşına geldiğinde hayatını kaybetti. Ingrid, bu dönemde teyzesi Hulda tarafından büyütüldü.

Çocukluğunda babası, Ingrid'in şarkı söyleme yeteneğini fark ederek onu opere yönlendirmeye çalıştı. Ancak Ingrid, küçük yaşlardan itibaren oyunculuğa ilgi duymuştu.

Annesinin ölümünden sonra ve babasının da ölümüyle birlikte, teyzesi de onun oyunculuk kariyerine destek oldu. Hulda, Ingrid'in 1932 yılında Stokholm Kraliyet Tiyatrosunda düzenlenen bir deneme için hazırlanmasına yardımcı oldu. Ingrid, kendisine güvenmediğini ve denemede kötü performans sergilediğini düşündü. Ancak tiyatro yöneticileri onun yeteneğine hayran kaldılar ve ona rol verdi.

Bu durum, o dönemde yeni başlayan oyuncuların yıllarca beklemesi gereken bir başarıydı. Ingrid'in bu erken başarısı onu heyecanlandırdı ve kariyerine hızla devam etti. 1938 yılında diş hekimi Peter Aron Lindstrema ile evlendi ve aynı yıl kızları Fridel Pia Lindstrem dünyaya geldi.

Hollywood prodüktörü David O. Selznick, Ingrid'in bir filmini izleyerek ona dünya çapında kariyer teklif etti. Ancak Selznick, Ingrid'in isminin "çok Almanca" olduğunu, çok uzun boylu ve kalın kaşlı olduğunu düşünüyordu. Ayrıca İngilizce bilmediğini de belirtti.

Ingrid, dil öğrenmek için çabaladı ve bu konuda ısrarcı oldu. Adını değiştirme konusunda ise hiç ikna olmadı. Selznick, Ingrid'in kararlılığı ve diğer oyuncuların aksine yapıcı tavrıyla etkilenmişti.

İlk Hollywood filmini 6 Mayıs 1939 tarihinde çekti. Setlere bisikletle geldi ve güneş gözlüğü takmıştı. Bu yüzden güvenlik görevlisine kendini tanıttı. "Intermezzo" filmi Ingrid'e büyük bir popülerlik kazandırdı, birçok hayran topladı ve iki Oscar adaylığı aldı.

Ingrid, kocası Peter'ın New York'taki tıp fakültesine gitmesi nedeniyle ailesiyle birlikte Amerika'ya taşındı. New York'ta Broadway'de birkaç rol aldı ancak film dünyasına olan özlemi devam etti. 1942 yılında ünlü Hollywood klasiği "Casablanca" filminde rol aldı ve iki yıl sonra "Gaslight" filmiyle ilk Oscar ödülünü kazandı.

Ingrid, başarılı bir kariyerin yanı sıra iyi bir aile kadını olarak da tanınıyordu. Ancak gerçekte evliliği zorluydu. Uzun süreli ayrılıklar, Ingrid'in diğer erkeklerle olan ilişkileri ve bu ilişkilerin medyada yankı bulması, evliliklerini zayıflattı.

Ingrid, ünlü yönetmen Roberto Rossellini ile aşık oldu. Rossellini, Ingrid'e bir mektup yazmış ve onunla birlikte çalışmak istediğini söylemişti. Ingrid, Rossellini'nin filmlerini çok beğenmiş ve ona hayran kalmıştı.

Bu ilişki, hem Ingrid hem de Roberto için büyük bir skandal yarattı. Ingrid, o dönemde evli olduğu halde Rossellini ile birlikteydi. Bu durum, medyada büyük yankı buldu ve Ingrid'e "nemoral" etiketleri yapıştırıldı. İkili 1950 yılında gizlice evlendi ve aynı yıl oğulları Roberto Jr.'i dünyaya getirdi.

Ingrid'in kariyeri bu dönemde de devam etti. 1956 yılında "Anastasia" filminde rol aldı ve üçüncü Oscar ödülünü kazandı. Ancak Rossellini, Ingrid'in diğer yönetmenlerle çalışmasını engellemeye başladı. Bu durum, Ingrid'in hayatını daha da zorlaştırdı.

1957 yılında Rossellini, yeni bir kadınla ilişkiye girdi. Ingrid bu durumu öğrendiğinde, boşanma kararı aldı ve çocuklarının velayetini üstlendi.

Ingrid, Amerika vatandaşı oldu ve birçok filmde rol aldı. Ancak sağlık sorunları nedeniyle 1982 yılında "Golda" filmini çektikten sonra oyunculuk kariyerine son verdi.

Ingrid Bergman, iki kez Oscar kazanan ve Hollywood'un en ikonik yıldızlarından biri olarak tarihe geçti.