Uzay endüstrisi liderleri, insanların bu on yılın sonuna kadar Ay'da yaşayıp çalışacağını, 2030'ların başında ise ilk kalıcı üslerin kurulabileceğini belirtti. Bu öngörüler, uzay yatırımlarının rekor seviyelere ulaştığı ve yeni "uzay ekonomisinde" küresel hakimiyet yarışının hız kazandığı bir dönemde aktarıldı. Voyager Technologies Şirketi Direktörü Dylan Taylor, insanların 2020'li yılların sonuna kadar Ay'a ayak basabileceğini ve ilk işlevsel üslerin kurulabileceğini kaydetti. Taylor, bu üslerin başlangıçta şişme yaşam alanları gibi basit yapılar olacağını ve temel yaşam destek sistemlerine sahip olacağını beklediğini aktardı. CNBC'nin yazdığına göre, Taylor gelecek on yılın başında Ay'ın kalıcı sakinlere ev sahipliği yapabileceğini de belirtti. Taylor daha da ileri giderek, 2032 veya 2033 civarında Ay'daki ışıkların Dünya'dan görülebileceğini, bunun da insanların orada yaşadığı ve çalıştığı anlamına geleceğini öngördüğünü vurguladı. Bu tür bir gelişme, uzay araştırmalarında yeni bir dönemin başlangıcını ve tamamen yeni bir pazarın açılmasını işaret edecektir. Amerika Birleşik Devletleri şu anda ticari uzay sektöründe lider konumdayken, analistler sözde "ay ekonomisinin" hızla büyümesini beklediğini açıkladı. Elon Musk liderliğindeki SpaceX şirketi, borsaya açılmayı düşündüğünü, aynı zamanda önümüzdeki on yıl içinde Ay'da kendi kendini idame ettiren bir şehir inşa etme planları geliştirdiğini bildirdi. Aynı zamanda, Blue Origin turistik uçuşlara ara verdiğini ve odağını Ay'da kalıcı bir varlık oluşturmaya kaydırdığını bildirdi. Uzay sektörü, devasa kamu yatırımlarıyla ayrıca teşvik ediliyor. Başkan Donald Trump, askeri bütçenin 1,5 trilyon dolara çıkarılmasını önerirken, ABD Hava Kuvvetleri ve Uzay Kuvvetleri 2027 yılı için 300 milyar dolardan fazla talep ettiğini belirtti. Bu tür fonlar, insanların Dünya dışında uzun süreli kalmasını sağlayacak teknolojilerin gelişimini daha da hızlandırıyor. Voyager şirketi, Uluslararası Uzay İstasyonu'nun 2030'daki planlanan kapanışının ardından yerini alması beklenen Starlab projesi üzerinde zaten çalıştığını açıkladı. Bu, küresel ekonomi için giderek daha kritik hale gelen uzaydaki altyapının daha geniş bir dönüşümünün parçasıdır. Uzay, telekomünikasyon uyduları ve veri merkezleri de dahil olmak üzere kritik altyapı için yeni bir hedef haline geliyor. NASA'nın 2.000 kilometre yüksekliğe kadar olan alan olarak tanımladığı alçak Dünya yörüngesine yapılan yatırımlar, bir yıl önceki 25 milyar dolardan 2025'te 45 milyar doların üzerine çıktığını kaydetti. Veri merkezlerinin önümüzdeki beş yıl içinde uzayda faaliyete geçmesi beklenirken, uzmanlar ısı dağıtımı gibi teknik zorluklara karşı uyarılarda bulunduğunu aktardı. Kanada Eski Başbakanı Justin Trudeau, Artemis II gibi görevlerin küresel zorluklar çağında büyük bir ilerlemeyi ve ilham kaynağını temsil ettiğini vurguladı. Trudeau, Ay'ın fethi ve gelecekteki Mars görevleri gibi projelerin ilerlemeye olan coşkuyu ve inancı geri getirebileceğini belirtti. Yakın zamana kadar devlet programlarına ayrılmış olan uzay endüstrisi, şimdi hızlandırılmış bir gelişim aşamasına giriyor ve önümüzdeki on yıllarda küresel ekonominin kilit sütunlarından biri olma potansiyelini taşıyor.