Sırbistan'da birçok insan işlerinde mutsuzlukla karşı karşıya kalıyor. Uzun süreli memnuniyetsizlik, motivasyon, öz güven ve ruhsal sağlığı olumsuz etkileyebilir.
Günümüzün hızla değişen dünyasında ve ekonomik koşullarda, birçok kişi eğitim, uzmanlık veya eski hedefleriyle örtüşmeyen işlerde çalışıyor. Birçok insan için iş sadece varoluşu sağlamak bir araç haline geldi. Bazıları ise ideal olarak gördükleri mesleği yaparken bile zamanla değişime düşünmeye başlıyor.
Uzmanlar, iş yerindeki memnuniyetsizliği görmezden gelmenin psikolojik sonuçları olabileceği konusunda uyarıyor. Bir kişi sürekli olarak işinde rahatsız edici şeyleri bastırmaya çalışırsa, uzun süreli stres yorgunluğa, "burn out"a ve anksiyete semptomlarına yol açabilir.
Psikologlar bu iç çatışmayı kognitif disonanstanın kavramıyla açıklıyor; kişisel değerler ve beklentilerin günlük gerçeklikle örtüşmediği bir durum. Birisi her gün işe memnuniyetsizlik hissiyle giderse ve bunu görmezden gelirse, zamanla öz güvenini ve motivasyonunu etkileyebilir.
Bu nedenle, iş ilişkisine periyodik olarak göz atmak önemlidir. Aşağıdaki üç basit soru mevcut durumu değerlendirmeye yardımcı olabilir:
* **Stagnasyon:** Kariyerinizde en tehlikeli tuzaklardan biri stagnasyondur. Görevleriniz rutin hale geldi, şirket ek eğitim imkanları sunmuyor ve günlük işlerde sizi hiçbir şey zorlamıyorsa, o pozisyonda profesyonel olarak zirveye ulaşmış olabilirsiniz.
* **Gelişme:** Gelişimi olmayan bir iş sadece motivasyonunuzu etkilemez, aynı zamanda çalışma piyasasındaki değerinizin kademeli olarak azalmasına da yol açar. * **Psikolojik Güvenlik:** Uzun vadeli iş memnuniyetinin en önemli temel taşlarından biri psikolojik güvenliğdir. Bu, hatalar yapabileceğiniz, sorular sorabileceğiniz ve düşüncelerinizi korkmadan ifade edebileceğiniz bir ortam anlamına gelir.
Üstleriniz çabanızı takdir etmiyorsa veya çalışma arkadaşları arasında zehirli rekabet ve kıskançlık varsa, bu tür bir atmosfer sizi uzun vadede tamamen ruhsal olarak tüketebilir.
Unutmayın ki hiçbir maaş iç huzur ve kişisel saygınlığın kaybını telafi edemez.
İş hayatı yaşamın önemli bir parçasıdır ancak hayatınızın tamamını kaplamalıdır. Fazla çalışma düzenli olarak söz konusuysa, hafta sonlarını iş e-postaları okuyarak veya sürekli stres nedeniyle ailenizle ve arkadaşlarınızla vakit geçirmekte zorlanıyorsanız, denge ciddi şekilde bozulmuş demektir.
Uzun süreli aşırı yüklenme fiziksel ve ruhsal yorgunluğa yol açar. Eğer cevabınız "hayır" ise, kendinize şu soruyu sorun: İş sizin için mi yoksa siz onun için mi çalışıyorsunuz?
Eğer üç soruya da "hayır" cevabı veriyorsanız, belki de iş değiştirme veya kariyer değişikliği düşünmeniz zamanı gelmiştir.