İspanyol gazeteci Manuel Habois, Sırp tenisçi Novak Djokovic'in yirmi yılı aşkın süredir tenis dünyasının zirvesindeki istikrarlı konumunu ve mücadelelerle dolu kariyerini kapsamlı bir analizle kaleme aldı. Avustralya Açık finalinin ardından yayımladığı kişisel ve duygusal yazısında Habois, Djokovic'in yalnızca rakipleriyle değil, aynı zamanda kamuoyunun algısıyla da nasıl mücadele ettiğini ve uzun ömürlülüğünü vurguladı.

Habois, metninde Roger Federer ve Rafael Nadal arasındaki rekabetin ne kadar büyük olduğunu ancak tüm zamanların en iyi tenisçisi Novak Djokovic'in onları yenmesinin yetmediğini, aynı zamanda "onlardan daha uzun süre dayanması" gerektiğini belirtti. İspanyol gazeteci, Djokovic'in sahada yeterince uzun kalması gerektiğini, böylece tüm dünyanın sonunda onun büyüklüğünü anlayacağını, tribünlerin adını haykıracağını ve Federer ile Nadal arasındaki partinin "istenmeyen misafiri" etiketinden kurtularak tarihin en iyi şampiyonu unvanını kazanacağını kaydetti.

Manuel Habois yazısında, bir konferansta Djokovic'e eskiden Federer ve Nadal'ı "kovaladığı", şimdi ise Jannik Sinner ve Carlos Alcaraz'ı "kovaladığı" yönündeki öneriye verdiği tepkiye özellikle değindi. Gazeteci, Djokovic'in nazik şaşkınlığının yersiz olmadığını, zira bu durumun Messi'ye daha önce Ronaldinho'yu, şimdi ise Lamine Yamal'ı kovalarken ne hissettiğinin sorulmasına benzediğini aktardı. Habois, Djokovic'in bu soruya "Bu arada bir şeyler oldu" yanıtını verdiğini ve o 'olan şeyin' ciddiyetinin anlaşılması için neredeyse 39 yaşına gelmesi, efsanevi bir maçta kendisinden 14 yaş genç, neredeyse yenilmez bir makine olan Jannik Sinner'ı beş sette yenmesi ve kimsenin beklemediği bir finale çıkması gerektiğini vurguladı.

Habois, Sırp tenisçinin kariyerini neredeyse korkutucu bir canlılıkla tasvir etti. Elit sporlarda farklılıkların minimum ve incelikli olduğu göz önüne alındığında, Djokovic'in rakiplerinin peşinde sürekli olarak yer almasının ve en üst düzeyde oynayan iki tenisçi nesline hükmetmesinin neredeyse sürdürülemez olduğunu belirtti.