İstanbul'da etkili olan şiddetli fırtına ve sağanak yağış, Kağıthane ilçesinde su baskınlarına yol açtı. Sırp insani yardım gönüllüsü Marko Nikolić, oteline dönmeye çalışırken yaşadığı saatler süren zorlu mücadeleyi sosyal medya hesabından anlattı.

Nikolić, sıradan bir şehir dönüşünün saatler süren bir fırtına mücadelesine dönüştüğünü belirterek, "Her şey otelimize dönerken feci bir fırtınaya yakalanmamızla başladı. Gökyüzü yarıldı, yağmur acımasızca yağıyordu, sokaklar sular altındaydı ve trafik tamamen felç olmuştu. Dışarıda fırtına öfkelenirken, araç konvoylarıyla çevrili bir tünelde mahsur kaldık" ifadelerini kullandı.

Saatler geçmesine rağmen hiçbir ilerleme kaydedemediklerini aktaran Nikolić, taksinin yerinden kımıldamadığını, araç kuyruklarının tamamen hareketsiz kaldığını ve trafiğin sanki var olmaktan çıktığını söyledi. Ne yapacaklarını, durumun ne kadar süreceğini ve otele ulaşıp ulaşamayacaklarını bilmediklerini dile getirdi.

Bunun üzerine taksiden inip yürümeye karar verdiler. Ancak Nikolić'e göre asıl zorluk o zaman başladı: Yağmur, rüzgar ve soğuk altında saatler süren bir mücadele. Birkaç dakika içinde sırılsıklam olduklarını, soğuk rüzgar ve ıslak kıyafetlerle her yerde suyla karşılaştıklarını anlattı. Bir köprü görüp kurtuluşa erdiklerini düşünerek köprüye çıkıp karşıya geçmeye başladıklarını, ancak köprünün sonunda geçişin kapalı olduğunu gördüklerini belirtti.

Geri dönmekten başka seçenekleri kalmadığını, yeniden yağmur ve rüzgarın içinden geçtiklerini, tamamen ıslanmış, üşümüş ve bitkin düştüklerini kaydetti. En kötüsünün ise hiçbir taksi bulamamak olduğunu vurguladı.

Yaklaşık dört ila beş saat süren mücadelenin ardından nihayet bir taksi bulduklarını, ancak çilenin bitmediğini söyledi. Tıkanmış İstanbul sokaklarında yaklaşık iki saat daha süren yolculuğun ardından otele ulaşabildiklerini belirten Nikolić, "Islak, yorgun ve üşümüş ama güvendeydik" dedi.

Nikolić, yaşadıklarını "Hayat gerçekten öngörülemez. Bazen en büyük maceralar çöllerde, dağlarda ya da buzlar arasında sizi beklemez. Bazen milyonluk bir şehrin ortasında, hiç beklemediğiniz anda sizi bulur" sözleriyle özetledi.