İsviçre'deki St. Gallen Üniversitesi'nden araştırmacılar William H. Hampton ve Christian Hildebrand, cep telefonu titreşimlerinin tüketici satın alma kararları üzerindeki etkisini inceleyen kapsamlı bir çalışma yayımladı. Araştırma, titreşimli mesajların tüketici davranışlarını yüzde 3 ila 18 oranında artırarak manipülasyona açık bir alan yarattığını belirterek, özellikle genç tüketiciler için bu durumun önemini vurguladı.

Çalışmanın önemli bulgularından biri olarak, tüketicilerin titreşimi "ince bir ikincil ödül" olarak algıladığı ve bunun karar alma süreçlerini sistematik olarak etkileyebileceği kaydedildi. Ayrıca, tüketicilerin daha önce aşina oldukları titreşimli mesajlara daha iyi tepki verdiği ve bu durumun titreşimlere sık maruz kalmanın alıcılıklarını artırdığını doğruladığı aktarıldı. Bilim insanları, akıllı telefonların tüketiciler üzerinde "yatıştırıcı bir etki" yaratabileceği yönündeki önceki bulguları da derinlemesine inceledi. Stres azaltma ve sosyal varlık algısının, ödüllendirici olaylar ile vibrotaktil uyarım arasındaki öğrenilmiş bir ilişkiyle doğrudan bağlantılı olabileceği açıklandı. Bu bulguları desteklemek amacıyla Amerikalı ve İngilizlerden oluşan binden fazla katılımcıyla altı kapsamlı çalışma yürütüldüğü belirtildi. Araştırmada, ortalama 400 milisaniye (artı eksi 50 milisaniye) süren titreşimlerin tüketiciler tarafından en ödüllendirici olarak algılandığı tespit edildi. Bu ideal sürenin belirli mobil davranışlarla eşleştirilmesinin, örneğin alışveriş sepetine ürün ekleme gibi soyut eylemleri artırdığı kaydedildi.

Araştırmanın sonuçları, mobil cihazlar üzerinden satış yapan şirket yöneticileri için olduğu kadar, tüketiciyi koruma politikaları açısından da kritik önem taşıdığı vurgulandı. Çalışma, tüketicilerin titreşimli mesajların satın alma kararlarını önemli ölçüde etkileyebileceği konusunda bilinçli olması gerektiğini bildirdi. Önerilen önlemler arasında, mobil cihazlardaki titreşimlerin veya belirli uygulamalar içindeki titreşimli mesaj bildirimlerinin kapatılması yer aldı. Bu tavsiye, özellikle dürtüsel davranış sorunları yaşayan ve manipülasyona daha yatkın bireyler için değerlendirildiği belirtildi. Ayrıca, bu tür bildirimleri kullanan satıcıların, uygulamaların kurulumu veya güncellenmesi sırasında bu uygulamayı şeffaf bir şekilde belirtmelerinin talep edilmesi gerektiği kaydedildi. Bu şeffaflığın, tüketicilere daha bilinçli kararlar alma ve nihai satın alma kararı üzerinde daha fazla etki sahibi olma fırsatı sunacağı ifade edildi.