Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić'in de belirttiği gibi, Sırp halkı da sağlıklı beslenme konusunda oldukça bilinçli. Ancak, market raflarında "sağlıklı", "nitrat içermez", "protein açısından zengin" veya "lif kaynağı" gibi ifadelerle etiketlenmiş ürünlerin artması, tüketicileri yanıltıyor.

Bu durumla ilgili olarak Endeavor Health Enstitüsü'nden Dr. James şunları söyledi: “Ürün ambalajının ön yüzü satış amacıyla tasarlanmıştır ve oradaki iddialar ürünün tamamını yansıtmayabilir.” Bu nedenle, listeyi dikkatlice okumak önemlidir.

Dr. James özellikle natriyum nitrat ve natriyum nitrit içeren ürünleri kontrol etmeye özen gösteriyor.

Natriyum nitrat ve natriyum nitrit, belirli gıdalarda kullanılan konserve edicilerdir. Ürünlerin raf ömrünü uzatmalarına ve işlenmiş etin karakteristik rengini ve tatını korumasına yardımcı olurlar. Bu maddeler genellikle salam, sosis, pastırma, sucuk, peperoni, çeşitli et ürünleri ve kurutulmuş et gibi ürünlerde bulunur.

Dr. James, deklarasyonları kontrol ederken bu maddeleri ilk olarak arıyor. Bunun sebebi, nitritlerin bazı türevlerinin kansere yol açabilecek potansiyel bağlantısıdır.

İşlenmiş etlerdeki nitritler, yemek hazırlama veya pişirme sırasında diğer maddelerle reaksiyona girerek nitrozamin adı verilen bileşikleri oluşturabilir. "Bazı nitrozaminler hücrelere ve DNA'ya zarar verebilir, bu da zamanla kanser riskini artırabilir," diyor Dr. James.

Bu durum, işlenmiş et tüketiminin belirli kanser türleriyle ilişkilendirilmesinin olası mekanizmalarından biri olabilir. Ancak, her şey o kadar basit değildir ve tüm sorumluluk nitratlara ve nitritlere atfedilemez.

Kurutulma, tuzlanması ve konserve edilmesi gibi diğer et işleme yöntemleri de risk faktörü olarak kabul edilebilir. Dr. James, eklenmiş natriyum nitrat içeren gıdaların tüketimini mümkün olduğunca sınırlamayı tavsiye ediyor. Ancak, insanların her gördükleri bileşeni takip ederek obsesif olmamalarını vurguluyor.

Önemli olan, ne yediğimizi anlamak ve daha kaliteli gıdalar seçmektir. Özellikle "nitrat içermez" veya "konserve edilmemiş" olarak reklam verilen ürünleri dikkatlice incelemek önemlidir. Bu etiketler, ürünün otomatik olarak sağlıklı olduğunu ima edebilir, ancak bu her zaman doğru değildir.

Bazı bu tür ürünlerde, kereviz tozu gibi bitkisel nitrat kaynakları bulunabilir ve belirli koşullar altında hücrelere zarar verebilecek bileşiklerin oluşmasına neden olabilir. Ayrıca, işlenmiş etin eklenen nitratlar içermemesine rağmen, et işleme süreciyle ilişkili diğer potansiyel sorunlar hala mevcuttur.

Amerikan Kanser Araştırma Enstitüsü, kanser riskleriyle ilişkilendirilmesi nedeniyle işlenmiş et tüketimini çok düşük veya hiç olmaması gerektiğini tavsiye ediyor.

Dr. James, uzun yıllar boyunca salam, sosis, sucuk veya pastırmayı yediyseniz panik yapmanız gerekmediğini belirtiyor. İşlenmiş et veya natriyum nitrat geçmişi, kişinin kanser geliştirme olasılığını artıramaz. Kanser riski birçok faktörden etkilenir: beslenme, genetik yatkınlık, vücut ağırlığı, fiziksel aktivite, sigara kullanımı ve alkol tüketimi.

Beslenmemiz, organizmanın iltihaplanma süreçleri, hormon seviyeleri ve potansiyel olarak hücrelere ve DNA'ya zarar verebilecek maddelere maruz kalma gibi vücuttaki süreçleri etkileyebilir. Bu nedenle, Dr. James, gelecekte değiştirebileceğimiz alışkanlıklar üzerinde düşünmekten korkmamız gerektiğini söylüyor.

Et ürünleri tüketmeyi bırakmak, protein açısından zengin gıdalardan vazgeçmek anlamına gelmez. Dr. James, mercimek, soya fasulyesi, taze balık, tavuk ve kuzu eti, kuru yemişler, tohumlar ve tofu gibi alternatifleri öneriyor.

Önemli olan, sadece "nitrat içermez" salam veya sucuk bulmak değil, aynı zamanda günlük beslenmemizde tam tahıllı ve minimal olarak işlenmiş gıdaların oranını artırmaktır. Bu nedenle, Dr. James, alışveriş yaparken büyük ambalaj yazılarına güvenmemek yerine, ürünlerin altındaki listeleri okumayı tavsiye ediyor.