İnsanlar baş ağrısından sıcak basmalarına kadar birçok semptomdan ve durumdan hormonları sorumlu tutmaktadır. Gerçekten de bazen hormonlar bu durumların nedeni olabilir; hormonal dengesizlik, sadece huysuz bir gün ya da adet öncesi birkaç sivilceden daha fazlasını ifade edebilir. Kadın sağlığı uzmanları, hormonal dengesizliğin belirtilerini, olası nedenlerini ve ne zaman test yapılması gerektiğini açıklıyor.

Kadın Sağlığı Uzmanı Dr. Pelin Batur, kadınlarda sık görülen çeşitli hormonal dengesizlik türlerini, göz ardı edilmemesi gereken belirtileri ve ne zaman doktora başvurulması gerektiğini kaydetti. Dr. Batur, zihninin üç temel soruya odaklandığını belirterek, “İlk olarak, bu belirtiler hormonal mi? Eğer öyleyse, östrojen, progesteron, testosteron veya başka bir hormon türüyle mi ilişkili? Ve son olarak, seviyeleri çok mu düşük, yoksa çok mu yüksek?” ifadelerini aktardı. Bir doktorun durumu anladıktan sonra hangi testlerin yapılması gerektiğine karar vereceğini bildiren Dr. Batur, test gerektirebilecek önemli belirtilerden birinin düzensiz adet kanamaları olduğunu vurguladı. Dr. Batur, “Düzenli adet döngüleriniz varsa ve ay boyunca herhangi bir semptomunuz yoksa, genellikle östrojen, progesteron veya testosteron için birçok testle başlamam. Ancak adet döngünüzde çok sayıda düzensizlik varsa, muhtemelen daha fazla test yaparım,” diye belirtti. Vücudumuzda en az 50 farklı hormon bulunduğunu ve bunlardan çok karmaşık semptomların ortaya çıkabileceğini açıklayan Dr. Batur, sağlık sorunlarına neden olan durumun belirli hormonların fazla veya az üretilmesi olduğunu kaydetti. En yaygın hormonal dengesizliklerin yanı sıra, Cushing sendromu ve Addison hastalığı gibi daha nadir hormonal dengesizliklerin de bulunduğu aktarıldı.

Hormonal dengesizliğin, sorunların kökenindeki hormona bağlı olarak birçok farklı semptom gösterebileceğini belirten uzmanlar, bu belirtilerin başlangıçta kafa karıştırıcı veya ilgisiz görünebileceğini ve her zaman hormonlarla ilişkili olmayabileceğini kaydetti. Dr. Batur, “Hormonlar birçok semptoma neden olabilir, ancak bu her zaman onların nedeni olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle, kişiselleştirilmiş bir değerlendirme için bir doktoru ziyaret etmek önemlidir,” diye vurguladı ve kadınlarda hormonal dengesizlik belirtilerini ve bunların ne anlama gelebileceğini aktardı. Düzensiz adet kanamaları, perimenopozun bir işareti olabileceği gibi, özellikle menopoza yaklaşmamış kadınlarda başka birçok nedeni de olabileceği açıklandı. Dr. Batur, “Adet döngüleri bozulduysa veya menopozdan geçiyorsanız, kesinlikle muayeneye gelmelisiniz,” diye belirtti. Akne şikayeti olan kadınlarda potansiyel olarak yüksek testosteron seviyeleri konusunda endişe duyduğunu aktaran Dr. Batur, bu durumu polikistik over sendromu olan kadınlarda gözlemlediklerini ifade etti. Polikistik over sendromu, erkek hormonları olan androjenlerin ve testosteronun artmasına neden olarak akneye yol açabileceği açıklandı. Ayrıca tiroid dengesizliğinin de akneye sebep olabileceği kaydedildi. Saçlarda, yüzde (çene veya bıyıkta tüylenme gibi) veya vücudun diğer bölgelerinde (kol ve bacaklarda) farklılıklar fark edilmesi durumunda, bunun hormonal dengesizliğin bir işareti olabileceği belirtildi. Yüksek testosteronun aşırı tüylenmeye (hirsutizm) neden olabileceği, bunun polikistik over sendromu veya menopoz belirtisi olabileceği ancak başka nedenleri de olduğu aktarıldı. Öte yandan, hormonal dengesizliğin baş, bacaklar ve kasık bölgesinde saç incelmesine de yol açabileceği bildirildi. Menopoz sırasında östrojen düşüşü, saç büyümesinin yavaşlamasına veya saçın daha kolay dökülmesine neden olabileceği açıklandı. Hipotiroidizm ve hipertiroidizmin de saç dökülmesine neden olabileceği kaydedildi. Dr. Batur, “Bu durumu anlamak gerçekten karmaşık olabilir. Saç dökülmesinin hormonal olduğunu düşünebilirsiniz, ancak yüksek veya düşük tiroid seviyeleri, düşük östrojen, yüksek testosteron veya vitamin eksikliği, yaşam tarzı stres faktörleri gibi başka bir şeyle de ilişkili olabilir,” diye açıkladı. Kilo alımının çeşitli hormonal dengesizliklerin ve yaşam tarzı faktörlerinin bir belirtisi olabileceğini belirten Dr. Batur, kilo verme zorluğunun çok yaygın bir sorun olduğunu ve sıklıkla hormonlardan kaynaklandığını vurguladı. Dr. Batur, “Bazen bu, polikistik over sendromunda olduğu gibi yüksek testosteron seviyeleriyle ilişkilidir ve menopoz da kilo alımıyla ilişkilendirilir. Ancak, düzenli adet döngüleriyle birlikte kilo alımı yaşıyorsanız, bunun kortizol, tiroid, insülin veya yaşam tarzı alışkanlıkları gibi başka bir şeyle ilişkili olması daha olasıdır,” diye ekledi. Yaşam tarzı alışkanlıkları değişmediği halde ani kilo kaybının (yaklaşık 7 kg), genellikle aşırı aktif tiroid veya hipertiroidizmin bir işareti olduğu açıklandı. Vücut çok fazla tiroid hormonu ürettiğinde metabolizmanın hızlandığı ve bunun kalp atış hızının artması, sıcağa tahammülsüzlük ve diğer semptomlarla birlikte kilo kaybına neden olabileceği belirtildi. Vajinal kuruluğun birçok sorunun belirtisi olabilmekle birlikte, menopozun en yaygın semptomlarından biri olduğu kaydedildi. Menopoz sırasında östrojen seviyelerinin düşmesi, cinsel ilişki sırasında rahatsızlığa neden olan vajinal kuruluğa yol açabileceği aktarıldı. Cleveland Kliniği'nden Dr. Batur, “Vajina östrojen eksikliğine oldukça duyarlıdır. Kadınların yaklaşık yüzde 50'sinde cinsel ilişkiyi engelleyebilecek vajinal kuruluk görülür ve zamanla kötüleşir,” diye açıkladı. Hormonal dengesizlik belirtileri olsa dahi, bu durumun mutlaka var olduğu anlamına gelmediğini çünkü hemen hemen her hormonal dengesizlik belirtisinin başka nedenleri de olabileceğini aktaran Dr. Pelin Batur, “Her şeyi hormonlar başlığı altında tek bir gruba ayırmamak, aksine her semptomu ayrı ayrı ele almak önemlidir. Yaşam tarzı faktörleri veya başka bir tıbbi durum olsun, hiçbir şeyi gözden kaçırmadığımızdan derinlemesine emin olmalıyız,” diye kaydetti.