Kafe, dünya genelinde en çok tüketilen içeceklerden biri olup, ortalama bir kafe severin günde yaklaşık üç fincan kahve içtiği bildirilmektedir. Ancak bazı kahve çeşitleri, diğerlerine göre daha güçlüdür ve bu durum, kalp atışlarının hızlanmasına ve titremelere neden olabilmektedir. Bu etkiler o denli belirgin olabilir ki, bazı kişiler kendilerini kalp krizi geçiriyormuş gibi hissedebilir.

Kalp atışlarının hızlanmasını nasıl kontrol altına alabileceğinize dair tavsiyeler, kardiologlardan geldi. Northwell Health'ten Dr. Mark A. Singer, bu durumun nedeni olarak kafeinin vücutta adrenalini artırmasını gösterdi. Bu durum, nabzın hızlanmasına, hafif bir kan basıncı artışına ve uyanıklık hissine neden olmaktadır; bu da insanların kahveden beklediği etkiler arasındadır.

MedStar Health'ten Dr. Obri Grant ise, "Kafein, adenozin reseptörlerini bloke eden bir uyarıcıdır ve bu da adrenalinin artmasına yol açar" diyerek kalp atışlarının hızlanmasına ve titreme hissine dikkat çekti. Bazı bireylerin bu etkilere genetik yatkınlık, mevcut kalp hastalıkları ya da kullandıkları ilaçlar nedeniyle daha hassas olabileceğini belirtti.

Kafeden başka, kafein açısından zengin diğer içecekler de benzer etkiler yaratabilmektedir. Dr. Grant, enerji içeceklerinin genellikle çok daha yüksek kafein seviyelerine sahip olduğunu ve ayrıca diğer uyarıcılar içererek, kahveden daha fazla risk taşıdığını ifade etti.

Hızlanan kalp atışları çoğu durumda zararsız olsa da, Dr. Grant, eğer bu duruma göğüs ağrısı, baş dönmesi veya bayılma eşlik ediyorsa, acil tıbbi yardım alınması gerektiğini kaydetti. Kalp hastalığı, aritmi veya diğer kardiyovasküler risklerin varlığında, kahveden sonra hızlanan kalp atışı yaşanıyorsa, tıbbi kontrol şart.

Kafein kaynaklı hızlanan kalp atışlarını engellemek için Dr. Singer, kahvenin yemekle birlikte tüketilmesini öneriyor. Ayrıca, kahvenin yavaş içilmesinin kalp atışlarını hızlandırma riskini azalttığına vurguda bulundu.

Eğer kahve içtikten sonra bu durumu yaşadıysanız, doktorlar soğuk su içmeyi öneriyor. Dr. Grant, "Soğuk su yudumlamak, vagus sinirini uyarabilir ve kalp atışlarını sakinleştirebilir" diyerek bunun etkili olduğunu belirtti. Ayrıca, soğuk suyun kafeinin organizmadaki yoğunluğunu azaltarak etkisini düşürdüğüne dikkat çekti.

Dr. Singer, yüzün soğuk suya daldırılmasının da yardımcı olabileceğini, bunun parasempatik sinir sistemini aktive ederek gevşeme tepkisi oluşturduğunu açıkladı. Derin ve yavaş nefes almanın da benzer şekilde fayda sağladığını belirten Dr. Grant, hafif esneme veya kısa yürüyüşlerin de fazla adrenalinin "yakılmasına" yardımcı olabileceğine ekledi.

Kafein konusunda özellikle hassas olan bireyler, Dr. Grant’ın önerisi doğrultusunda kahveyi tüketmekten kaçınmalıdır. Her ne kadar rahatsız edici olsa da, kahve kaynaklı hızlanan kalp atışlarının genelde tehlikeli olmadığı vurgulanıyor. Ancak bu durum devam ederse ya da göğüs ağrısı ve baş dönmesi gibi belirtiler görülürse, ivedilikle tıbbi yardım olunmalıdır. Bir sonraki denemenizde kafeinsiz kahve tercih etmeyi düşünebilirsiniz.