Sırbistan'da 25 Ekim'de yapılacak parlamento seçimleri, 16 Eylül'de Amerika Kongresi'nde düzenlenen bir brifingin de önemli konularından biri oldu. Kongre, Kleptokrasiye Karşı Mücadele için Kongre Kokusunu düzenledi ve bu toplantıya Cumhuriyetçi Kongre Adamı Džo Wilson başkanlık etti.

Toplantıda Ivana Stradner (Fondasyon Demokrasi İçin), Reuf Bajrović (U.S.-Europe Alliance) ve Luk Kofi (Hadson Enstitüsü) gibi isimler de yer aldı.

Wilson, Sırbistan'da yapılacak seçimlerin belki de serbest ve adil olmayabileceğinden endişeli olduğunu ifade etti. Rusya ve hükümetin kontrolündeki güvenlik güçlerinin seçim sürecini etkilemek için çeşitli mekanizmalar kullandığını belirterek, seçmen listeleri, propaganda ve devlet kaynaklarının siyasi amaçlar için kullanılmasını örnek gösterdi.

Sırbistan'daki politik durum hakkında konuşan Ivana Stradner, Ekim seçimlerinin vatandaşların ülkenin geleceği konusunda özgürce karar verebilme yeteneklerini test edeceğini belirtti.

Stradner, seçmenlerin baskı, tehdit ve yabancı müdahale olmadan oy kullanabilmeleri konusunun kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Stradner ayrıca, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić'in yönetimi altında demokratik kurumların zayıflatıldığını, hükümetin medyaya büyük bir etki sahibi olduğunu ve teknolojilerin siyasi muhalifler üzerinde kullanıldığını iddia etti. Ayrıca, Sırbistan'ın Rusya, Çin ve İran ile olan ilişkilerini de vurgulayarak Washington'a bu ülkelerle bağlantılı kişiler için yaptırım ve vize kısıtlamaları getirilmesini önerdi.

Reuf Bajrović, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği'nin Batı Balkanlar politikasını ele aldı. Uzun süredir Batının bölgedeki en etkili ülkeler üzerinde odaklanması ve komşularının çıkarlarını göz ardı etmesi nedeniyle bölgesel istikrarsızlığa katkıda bulunduğunu savundu.

"Bölgesel sorunlara komşu demokratik ülkelere maliyetleri yüklemek, istikrarı engellemiyor, aksine destekliyor," dedi Bajrović.

Bajrović, Bosna Hersek'te SNSD lideri Milorad Dodik ve HDZ BiH Başkanı Dragan Čović'in ortak hareket ederek belirli teknolojilerin seçimlerin bütünlüğünü korumak amacıyla kullanılmasını engellemeye çalıştıklarını belirtti. Bajrović, Amerika yönetiminin Bosna Hersek, Karadağ, Kosova ve Kuzey Makedonya'da karar verme süreçlerine doğrudan dahil olmalarını talep etti.

Hadson Enstitüsü'nden Luk Kofi, Batı Balkanlar'ın istikrarının Amerika Birleşik Devletleri için Avrupa'nın güvenliği ve ekonomik refahıyla ilgili olduğu için önemli olduğunu vurguladı. Sırbistan'ı Balkanlar üzerinde Rusya'nın en önemli etki alanı olarak tanımlayan Kofi, Belgrad'ın Moskova ile güçlü siyasi ve diğer bağlarını sürdürdüğünü belirtti.

Kofi, Batılı ülkelerin Belgrad yönetimine karşı gerçekçi bir değerlendirme yaparak politikalarını belirlemeleri gerektiğini söyledi.

Organizatörler önceden açıklamalarında, parlamento seçimlerindeki olası risklere, öğrenci anti-korrupsiyon hareketi ve Rusya, Çin ve İran'ın bölgedeki genişlemesine odaklanacaklarını belirtmişlerdi.

Sırbistan'da 25 Ekim'de yapılacak olağanüstü parlamento seçimi için hazırlıklar hızla devam ediyor. Seçimlere katılım için başvurular tamamlandı ve seçim komisyonu aday listelerini onayladı. ODIHR misyonu 16 Eylül'de Sırbistan'da faaliyete geçti ve seçim sürecini izlemek için 32 uzun vadeli ve 300 kısa vadeli gözlemci talep etti.

Bu seçimler, sadece iç siyaset açısından değil, uluslararası arenada da yakından takip edilecek. Özellikle seçim yarışının koşulları, devlet kurumlarının rolü ve Sırbistan'daki yabancı etki konusu dikkat çekiyor.