Kosova Mitrovica'da bir araya gelen öğrenciler, Sırbistan sistemine göre işleyen üniversitelerinin geleceğine ilişkin belirsizliği protesto etti. Geçen yıl düzenlenen ilk öğrenci protestosunun üzerinden bir yıl geçtiğini anımsatan öğrenciler, Sırp eğitim ve sağlık sistemlerinin Kosova sistemine entegre edileceği yönündeki işaretler ve Ohri Anlaşması'nın içeriğinin bilinmemesi nedeniyle endişelerini dile getirdi. Felsefe Fakültesi öğrencisi Dimitrije Rakočević, "Hangi sisteme göre nefes alacağız?" ve "Mart pogromu bu yıl iki gün erken mi geliyor?" yazılı pankartlar taşıdıklarını belirtti.

Felsefe Fakültesi öğrencisi Dimitrije Rakočević, "Bir yıl önce olduğu gibi, sistemin kurbanları için adalet arıyoruz. Daha doğrusu iki sistemin ve bunu dikkatli ve hesaplı bir şekilde denetleyen üçüncü bir sistemin kurbanları. Bu kurbanlar Kosova'da kalan tek iki Sırp kurumudur," ifadelerini kullandı. Rakočević, öğrencilerin ve profesörlerin sokağa çıkmaktan ve soru sormaktan korkan herkese seslendiğini aktararak, "Talimat bekledikleriniz göndermeyecek, çünkü talimatlar olmayacak ve zaten yetkili değiller. Ayağa kalkın, üniversitemiz tehdit altında. Artık kimin hangi tarafta olduğu değil, bizim hayatta kalmamız söz konusu. Yeterince sessiz kaldınız," çağrısında bulundu. Hukuk Fakültesi mezunu öğrenci Milena Jevtić ise yaptığı açıklamada, "rehin" olduklarını kaydettikleri Ohri Anlaşması'nın içeriğini açık ve net bir şekilde öğrenmek istediklerini vurguladı. Jevtić, "Bu çağrının nedeni, Priştine'nin, bu bölgede Sırbistan Cumhuriyeti sistemine göre işleyen tek sistemler olan sağlık ve eğitim sistemlerinin entegre edileceğine dair ipuçlarıydı. Belgrad'dan beklenen yanıt gelmedi," bildirdi. Jevtić ayrıca, anlaşmanın içeriğinin ilgili kimse tarafından bilinmediği bu noktalardan bir diğeri olduğuna dair şüphelerini doğrulayan Alman Büyükelçisi'nin de "Sırbistan temsilcilerinin içeriği zaten bildiğini ve kabul ettiğini" vurguladığını aktardı. Jevtić, yerinden edilmenin veya olası entegrasyonun bir çözüm olmadığını belirterek, üniversitelerinin hayatta kalması için bir çözüm bulunmasını talep ettiklerini kaydetti.

Jevtić, jeopolitik talep etmediğini, ancak öğrenci kimliğinin yarın geçerli olup olmayacağını bilmek istediğini dile getirdi. "Nerede yaşadığımı ve kimin kurallarına göre yaşadığımı bilmek istiyorum. Sabahları sokağa çıkmanın güvenli olup olmadığını öğrenmek için haberleri açmak zorunda kalmamayı talep ediyorum. Bu siyaset değil, bu minimum onurdur," sözleriyle tepkisini aktardı. Priştine Üniversitesi Doğa Bilimleri ve Matematik Fakültesi Profesörü Branka Petković ise bugünkü protesto sırasında Priştine yönetiminin adımlarının Kosova'daki Sırpların hayatlarını tehdit ederken, Belgrad yönetiminin sessiz kaldığını ifade etti. Akademik camianın sessiz kalmaması gerektiğini belirten Petković, üniversitenin eleştirel düşünceyi geliştirmiyor ve öğrenci ile öğretmenlerini korumuyorsa üniversite olmaktan çıktığını vurguladı. Petković, "Bu tür koşullarda tarafsızlık bilgelik kaynağı değil, korku ve hesap seçimidir. Sessizlik onur değil, suç ortaklığıdır. Pasiflik ne onuru ne de geleceği koruyabilir, ne de genç nesillere örnek teşkil edebilir," kaydetti. Kosova'daki Sırplar, aylardır Sırp eğitim ve sağlık sistemlerinin Kosova sistemine entegre edilmesi olasılığına ilişkin duyurulardan endişe duymaktadır. Kosova Başbakanı Albin Kurti de bu tür bilgileri kamuoyuna taşırken, bu konu resmi Belgrad'ın odağında pek yer almadı. Entegrasyon duyuruları, Priştine'nin 15 Mart'tan itibaren uygulamayı planladığı iki yasanın tam olarak yürürlüğe girmesiyle çakışıyor. Yabancılar Yasası, Kosova vatandaşlığına sahip olmayan kişilerin yabancı sayılmasını ve ikametlerini Kosova polisine bildirmelerini öngörürken, Araçlar Yasası ise merkezi Sırbistan'da bir şehre kayıtlı aracın ve Kosova'da ikamet eden bir sürücünün Kosova belgelerine sahip olması durumunda vekaletname ile araç kullanmayı yasaklıyor.