Küresel jeopolitik durumdaki ani kötüleşme ve petrol fiyatlarındaki artış, en büyük dünya ekonomilerinde acil tepkilere yol açtı. G7 ülkeleri liderleri olağanüstü bir toplantı düzenlerken, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyeleri, enerji fiyatlarındaki yükselişi hafifletmek ve küresel ekonomiyi istikrara kavuşturmak amacıyla stratejik rezervlerden 400 milyon varil petrolü piyasaya sürme kararı açıkladı. Uzmanlar, bu miktarın Hürmüz Boğazı'ndan yaklaşık yirmi günlük petrol ihracatına denk geldiğini belirtti. Krizin potansiyel sonuçları ve Avrupa ile Sırbistan üzerindeki etkisi hakkında "Blic TV"ye makroekonomik analist Ivan Nikolić ve Almanya'dan enerji uzmanı Miroslav Kojedinović açıklamalarda bulundu. Uluslararası Para Fonu (IMF) Direktörü, çatışmaların ve enerji piyasasındaki aksaklıkların devam etmesi halinde küresel ekonomilerin yeni güçlü şoklarla karşılaşabileceği konusunda uyardı. Programda aktarıldığı üzere, enerji fiyatları Avrupa ekonomilerini şimdiden ağır bir şekilde etkilemekte, bazı sektörler kriz öncesine göre kat kat daha yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalmaktadır. Kojedinović, ekonominin bazı segmentlerinde enerji maliyetlerinin Ukrayna'daki çatışma öncesine göre üç ila dört kat arttığını kaydetti. Makroekonomist Ivan Nikolić, petrol fiyatının varil başına 100 dolar civarında kalması halinde Avrupa ve bölgedeki enflasyonun kontrol altında tutulabileceğini belirtti. Nikolić'in aktardığına göre, devletler akaryakıt fiyatlarındaki artışı mali tedbirlerle hafifletme imkanına sahiptir. Akaryakıt perakende fiyatının büyük bir kısmını ÖTV ve KDV oluşturmaktadır. Nikolić, devletin kendi mali payını düşürerek tüketiciler üzerindeki yükü azaltabileceğini vurguladı. Devlet müdahalesi olmaması durumunda akaryakıt fiyatının bugüne göre 30 ila 35 dinar daha yüksek olabileceğini de kaydetti. Enerji uzmanı Miroslav Kojedinović, Avrupa'nın Ukrayna'daki savaşın başlamasından sonra alınan enerji kararlarının bedelini şimdiden yüksek bir şekilde ödediği konusunda uyardı. Ona göre, gaz bazı durumlarda daha önce ödenenin dört ila beş katı daha pahalıya mal olmakta, bu da sanayiyi ek olarak yüklemektedir. Kimya sanayii gibi enerji yoğun sektörler özellikle etkilenmiş olup, yüksek enerji maliyetleri Avrupa şirketlerinin rekabet gücünü etkilemekte ve bazı firmaların üretimi başka ülkelere taşımayı düşündüğünü belirtti. Analistlerin tahminlerine göre, Uluslararası Enerji Ajansı'nın 400 milyon varil petrolü serbest bırakma kararı piyasayı geçici olarak sakinleştirebilir. Ancak bu miktar, küresel petrol arzının sınırlı kalması ve çatışmanın daha da gelişmesinin fiyatları tekrar yükseltebileceği göz önüne alındığında, sadece kısa vadeli bir çözüm olduğunu vurguladı. Aynı zamanda, Fars Körfezi bölgesindeki gerilimin herhangi bir tırmanışı, Hürmüz Boğazı'nın enerji taşımacılığındaki kilit rolü göz önüne alındığında, küresel ekonomi için riski daha da artıracaktır. Programda, Sırbistan'ın son yıllarda petrol ithalat kaynaklarını çeşitlendirdiği de vurgulandı. Mevcut verilere göre, Sırbistan'a ham petrolün büyük bir kısmı Irak'tan Hürmüz Boğazı üzerinden, ayrıca Kazakistan, Azerbaycan ve Libya'dan geldiğini bildirdi. Uzmanlar, bu bölgedeki taşımacılıkta olası uzun süreli aksaklıkların dünya genelindeki enerji fiyatlarını etkileyebileceği konusunda uyardı. Mülakat yapılan kişiler, mevcut durumun siyaset ve ekonomi arasındaki güçlü bağlantının bir başka örneği olduğunu kaydetti. Kojedinović, "Ekonomi çoğu zaman siyasetin rehinesi, ancak bazen siyaset de ekonominin rehinesi haline gelir," belirtti ve uzun süreli bir krizin Avrupa ekonomilerini daha da baskı altına alıp enflasyonu yükseltebileceğini aktardı. Analistler, çatışmaların sürmesi halinde küresel ekonominin yeni bir istikrarsızlık dalgasıyla karşı karşıya kalabileceği ve enerji piyasasının dünya genelindeki ekonomik gelişmelerin kilit faktörü haline gelebileceği konusunda uyardılar.