Britanya'nın Financial Times gazetesinin bildirdiğine göre, Londra Yüksek Mahkemesi'nde global önem taşıyan bir yargı emsali teşkil eden bir karar alındı. London Stock Exchange Group'a ait Refinitiv şirketi, bankaların kara para aklama riski değerlendirmesi için kullandığı "World-Check" veri tabanından dört reşit olmayan çocuğun profillerini silmeyi kabul ettiği açıklandı. Bu kararla, yüksek mahkeme nezdinde ilk kez, çocukların ve genç aile üyelerinin aile bağları nedeniyle otomatik olarak cezalandırılamayacağı açıkça belirtildi. Financial Times'ın aktardığına göre, söz konusu karara konu olan kişiler Karić ailesine mensup reşit olmayan bireylerdi. İki reşit olmayan çocuğun, "World-Check" veri tabanında 'siyasi nüfuz sahibi kişiler' (PEP) olarak tanımlanan akrabalık bağları nedeniyle işaretlenmesinin ardından Refinitiv'e karşı dava açtığı kaydedildi. Financial Times'ın belirttiğine göre, davada üstün gelen temel hukuki argüman, çocukların ve reşit olmayanların sadece belirli bir aileden geldikleri için otomatik olarak 'riskli kişiler' olarak işaretlenemeyeceği yönündeydi. Davacıların avukatı Sara Mansoori KC'nin yazılı dilekçesinde sistemi, özellikle PEP kayıtları söz konusu olduğunda yanlış, güncelliğini yitirmiş ve eksik verilerle dolu, hatalı bir veri tabanı olarak tanımladığı vurgulandı. Pazartesi günü Londra'da yapılan duruşmada, tarafların uzlaşmaya vardığı Yüksek Mahkeme'ye bildirildi. Anlaşma şartlarına göre, Refinitiv'in davacı iki çocuğun yanı sıra, veri tabanında yer alan diğer iki kardeşlerinin bağımsız girişlerini de sileceği açıklandı. Bu uzlaşmanın emsal teşkil eden kilit hükmü şu şekilde belirtildi: Çocukların isimleri "World-Check" profillerinde yalnızca büyükanne ve büyükbabalarının içinde, yani sadece bağlam dahilinde yer alabilir. Ancak şirketin onları PEP kişisi veya PEP kişisi akrabası olarak özel olarak işaretleyemeyeceği veya tanımlayamayacağı vurgulandı. Bu durum, çocukların sistemde ayrı 'riskli varlıklar' olarak var olmaya devam edemeyeceği anlamına geldiği belirtildi. Bu yargı sonucunun sonuçlarının münferit vakayı aşmakta olduğu ve yıllardır küresel risk değerlendirme sisteminin dolaylı etkilerinden muzdarip milyonlarca aileyi ilgilendirdiği kaydedildi. Uygulamada, bu emsalin beş anahtar değişikliği beraberinde getirdiği vurgulandı. Financial Times'ın vurguladığı gibi, bu davanın PEP kişilerinin ve aile üyelerinin sınıflandırılması ve muamele edilmesiyle ilgili bir dizi anlaşmazlıktan biri olduğu belirtildi. Finans kurumları kara para aklamanın önlenmesi düzenlemelerine uyum sağlamak için "World-Check" gibi veri tabanlarını kullanırken, eleştirmenlerin yıllardır bu tür girişlerin haksız yere bankacılık hizmetlerinin reddedilmesi yani 'debanking' için de kullanıldığı konusunda uyardığı aktarıldı. Britanya'da bu konunun, bankası Coutts'un hesabını kapattığı Nigel Farage davasının ardından özellikle güncel hale geldiği açıklandı. Bu olayın üzerine bankanın sahibi NatWest'in resmen özür dilediği kaydedildi. Britanya Finansal Davranış Otoritesi (FCA) 2023 yılında milletvekillerine benzer sorunlarla karşılaşıp karşılaşmadıklarını sorduğunu bildirdi. Karić ailesi ve bu sonuçlardan muzdarip dünyadaki tüm aileler için bu uzlaşmanın bir dönüm noktası olduğu vurgulandı. Yıllardır çocukları otomatik olarak dedelerinin ve babalarının kamusal faaliyetleriyle aynı seviyeye getiren sistemin, Londra Yüksek Mahkemesi önünde ilk önemli hukuki yanıtı aldığı kaydedildi. Bu emsalin, dünya genelinde benzer davalar için kapıyı araladığı aktarıldı.