Mihael Martens, ünlü Alman gazeteci, uzun süren bir araştırmanın ardından "Sarajevo Safari" hakkında hiçbir kanıt bulamadığını belirtti. Martens'a göre, bu konuyu ele alan Ezija Gavazenija ve Domagoj Margetić'in kitapları güvenilir değil ve günümüz haberciliğinde sensasyonculuk ve yetersiz gerçek kontrolünün tehlikesine dikkat çekiyor.
Martens, Frankfurter Algemajne Cajtung (FAZ) için Güneydoğu Avrupa muhabiri olarak uzun süredir görev yapıyor. Sarajevo'daki "Avaz" gazetesine verdiği demeçte, "Sarajevo Safari" hikayesi hakkında hiçbir kanıt bulamadığını söyledi. Bu hikaye, "Saraybosna Kuşatması" sırasında zenginlerin eğlence amaçlı sivil halkı hedef alanlara para ödeyerek ateş ettikleri iddiasını içeriyor.
Martens, bu hikayeye başlangıçta şüpheyle yaklaştığını ve bunun gerçekliğini sorgulamasının iki sebebi olduğunu belirtiyor. İlk olarak, Balkanlar hakkında 25 yıldır yazıyor ve meslektaşları gibi hiç bu konuda duymamış. İkincisi, bir Milan yemek merkezi bünyesinde çalışan ve Saraybosna'ya hiç gitmemiş bir İtalyan kurgusal yazarın bu hikayeyi ortaya attığını gördü. Bu durumun gerçekçi olmadığını düşünüyor, özellikle de Karla Del Ponte ve halefi Serž Bramerc gibi kişilerin bu konuda hiçbir şey bulamadığı göz önüne alındığında.
Martens, Karla Del Ponte'nin Haşkim Mahkemesi Başsavcısı olarak Balkanlar'daki savaş suçlarını ortaya çıkarmak için büyük çaba gösterdiğini vurguladı. "Onun ve ekibinin bunu keşfedemediği bir şeyin, bir İtalyan yazar tarafından bulunması çok tuhaf" dedi.
Martens'a göre, en önemli sebep ise Balkanlar'da savaş sırasında görev yapan deneyimli gazetecilerin de bu hikayeyi gerçekçi bulmadığıdır. Bu kişilerden biri olan Tim Džudu, "Sarajevo Safari" hikayesini tamamen imkansız ve inanılması zor bir olay olarak reddetti.
Martens, altı ay süren araştırma ve iki seyahatin ardından Saraybosna'da yeterli kanıt topladığını belirtiyor. Bu kanıtlara dayanarak bu hikayenin gerçek olmadığı sonucuna vardı.
Martens, "Sarajevo Safari" hakkında herhangi bir kanıt bulamadığını açıkça belirtti. Ancak, bazı izole olmuş durumlarda turistlerin sivil halkı hedef alanlara para ödemiş olabileceği ihtimalini tamamen dışlamadı. <strong>Ancak, yüzlerce katılımcının yıllar boyunca organize olarak Saraybosna'ya gelen ve bu tür aktivitelerde yer aldığı bir olay olmadığını vurguladı. Bu durumun King Kong'un savaş sırasında Saraybosna'yı Sırp keskin nişancılarından kurtardığı iddiasına benzediğini söyledi.
Martens, Džon Džordan'ın Haşkim Mahkemesi'nde "Sarajevo Safari" hakkında tanıklık ettiğini hatırlattı. Ancak, Džordan'ın doğrudan bir kanıt sunmadığını ve sadece duyduklarını aktardığını belirtti. Bu nedenle, Džordan'ın ifadesinin Haşkim Mahkemesi kararlarına hiçbir etkisi olmadığını vurguladı.
Martens, 4600 tanık arasında bu olayı doğrulayan başka hiç kimsenin bulunmamasının sebebini açıklıyor: "Bu fenomen gerçekleşmedi. Almanya'nın 2026 yılında Dünya Kupası'nı kazandığını söyleyen bir tanığı bulmak gibi."
Martens, Ezija Gavazenija'nın kitabının araştırmacı değeri olmadığını ve temel yaklaşımın saçma olduğunu savundu. Kitabın birçok örneğinde yanlış bilgi ve coğrafi hatalar olduğunu belirtti. Örneğin, Norilysk (Rusya) şehrinin Yugoslavya'da olduğu iddiası gibi.
Domagoj Margetić'in kitabını okumadığını belirten Martens, bu yazarı ciddi bir gazeteci olarak görmediğini ve onun teorik dünyasına odaklandığını söyledi. Birçok Hırvat gazeteci ve yazarla görüştüğünü ve hiçbiri Margetić'i ciddiye almadığını belirtti.
Martens, "Sarajevo Safari" hikayesinin Batı medyasında daha fazla ilgi çektiğini ancak Bosna Hersek'te daha az dikkat gördüğünü gözlemledi.