Genç insanların perspektifi, demokrasinin yokluğu, özgürlüklerin kısıtlanması ve Sırbistan’ın giderek Kuzey Kore'ye benzemesi gibi unsurlar nedeniyle tehdit altında, diyor Miloš Dragojević.

Çizgi roman senaristi ve kısa öykü yazarı olan Miloš Dragojević, dikkat çeken ilk romanını yayımladı. Romanı “Yanlış Zaman” ile, yaşadığımız çağın ve geçmişin hatalarını sert bir şekilde ortaya koyduğunu belirten Dragojević, Sırbistan'ın normal bir yaşam sürmediğini, aksine geçim mücadelesi veren bir dönemden geçtiğini vurguladı. 1980 ve 1990'lı yıllarda kaybedilen çocuklukların etkisinin günümüze uzandığını ifade eden Dragojević, kitabının özellikle siyasi otorite tarafından hoş karşılanmadığını, bu nedenle “Rende” yayınevi tarafından basılan romanının tanıtımının kültürel kurumlarda yasaklandığını aktardı.

Dragojević ile yaşadığımız “yanlış zaman” hakkında söyleştiğimizde, 1990'ların Sırbistan'ındaki durum ile bugünkü arasında büyük benzerlikler olduğunu düşündüğünü belirtti. 5 Ekim sonrası Sırbistan’ın normalleşme çabalarının, Zoran Đinđić’in öldürülmesi ile sonuçlanıp başarısız olduğunu kaydetti. Günümüzde ülkeyi yönetenlerin, 90'lar sırasında Sırbistan’ı ekonomik olarak yıpratıp izolasyona göndermenin sorumluluğunu üstlendiklerini vurgulayarak, bu dönemin tekrarını beklemediğini ifade etti.

Uzun süredir kamu alanında yer alan Dragojević, yazmanın kendisi için önemli bir ifade biçimi olduğunu, edebi çalışmaları aracılığıyla kültüre katkıda bulunmayı amaçladığını bildirdi. Yaklaşık olarak “Yanlış Zaman”ın devamı üzerinde çalıştığını ve bu projenin önceliğini ilk kitabın tanıtımına verme kararı aldığını belirtti.

Sırbistan'dan ayrılıp yurt dışında yaşamaya başlamasıyla ilgili olarak, para ve siyasi nedenlerin etkili olduğunu ifade eden Dragojević, gençlerin özgürlüğünün ciddi şekilde tehdit altında olduğunu vurguladı. Sırbistan’daki demokrasi eksikliğinin, özgür bireylerin gelişimine engel olduğunu savundu ve bunun ekonomik sonuçlarını geniş bir çerçevede açıkladı.

Öğrenci hareketlerinin Sırbistan'da köklü değişiklikler sağlayabileceğine olan inancını dile getiren Dragojević, bu değişikliklerin yalnızca mevcut hükümetin değiştirilmesi ile değil, aynı zamanda adaletin sağlanması ve sorumluların cezalandırılması ile olabileceğinin altını çizdi. Öğrenci protestolarının, iktidarın gerçek yüzünü açığa çıkardığını belirtti.

Son olarak, Dragojević, gerçek bir muhalefetin bir araya gelmesi gerektiğine inanıyor; bunun, Türkiye'deki muhalefet gibi daha güçlü bir birliktelik oluşturmasını sağlaması gerektiğinin altını çizdi.