Sırbistan'ın ünlü yazarı ve ressam Mome Kapor ile Prenses Jelisaveta Karađorđević arasındaki iddia edilen romantik ilişki, uzun yıllardır Belgrad'da dolaşan bir şehir efsanesi olmuştur. Bu ilişkiye dair birçok söylenti var.
Kapor'un sanatçı ruhu onu her zaman yeni deneyimler ve ilham kaynaklarına yönlendirdi. İlk evliliği An Pjerotić ile olan evliliğinden iki kızı oldu ancak bu evlilik Ljiljana Todorović ile olan aşkı nedeniyle sona erdi. Kapor, Todorović'e karşı derin bir tutku besliyordu.
1970'lerin ortalarında New York'ta kariyer kurmaya başlayan Kapor, Amerikan kültürünü benimsemiş ve bu deneyimleri eserlerine yansıtmaya başlamıştı. Bu dönemde sanatçı Laleta Đurić'in atölyesinde çalışarak resim yeteneklerini geliştirdi.
New York'ta geçirdiği bir gece, Nine Rozenvold'un evinde düzenlenen bir partiye katıldı. Parti atmosferi hareketliydi ve Kapor, yalnız kalmak için köşeye çekildi. Ceketinin cebindeki "KISS ME I'M SERBIAN" yazan bedje ile ilgilenirken, siyah elbiseli güzel bir kadınla karşılaştı.
İlk görüşte aşık olan ikili konuşmaya başladı. Kadın kendisini Jelisaveta Karađorđević olarak tanıttı ve Kapor'un "Zoe" adlı romanına ilham kaynağı oldu.
Kapor'un eski arkadaşı ve ressam Predrag Peđa Nešković, Kapor'un Jelisaveta Karađorđević ile olan ilişkisini doğruladı. Nešković, Kapor'un Jelisaveta'ya aşık olduğunu ve bu ilişkinin onu derinden etkilediğini söyledi.
Ancak, Prenses Jelisaveta Karađorđević, Kapor ile sadece bir kez karşılaştıklarını ve bu görüşmenin çok kısa sürdüğünü belirtti. Karađorđević, Kapor'un romanına ilham kaynağı olduğunu kabul etse de, romantizmin ötesinde bir ilişkinin olmadığını savundu.