Sosyal medyada Morze kodunun Kiril mi Latin mi olduğu, hatta bir dil olup olamayacağı üzerine hararetli bir tartışma yaşandığı bildirildi. Bir bileklik nedeniyle başlayan bu karmaşanın nedeni, Morze sinyallerinin ne alfabe ne de abece olduğu, aksine harflerin ses, ışık veya radyo dalgaları aracılığıyla gönderilme biçimi olduğunun anlaşılmasıydı. Instagram'da, bir kişinin baş harfleri Morze koduyla işlenmiş benzersiz bilekliklerin takı olarak reklamının yapıldığı belirtildi. Bir müşterinin satın aldığı ve iade ettiği örnek üzerinden yaşanan tartışmanın X (eski adıyla Twitter) kullanıcıları arasında konuşulduğu aktarıldı. El yapımı takıların tasarımcısı, şaşkınlığını dile getirerek, bir müşterinin bilekliğin Kiril alfabesinde yapılmadığı şikayetiyle kendisine başvurduğunu belirtti. Müşterinin vatanseverliğe atıfta bulunarak 'bizim yazımız Kiril alfabesi, Latin değil' dediğini aktaran tasarımcı, Morze kodunun nokta ve çizgilerden oluştuğunu, hiçbir dile ait olamayacağını anlatmaya çalıştığını vurguladı. Ancak müşterinin 'Morze alfabesinin ne olduğunu çok iyi bildiğini ve Kiril olduğunu' ifade ettiğini kaydetti. Tasarımcı, sonraki iletişimde müşteriye Morze kodunun tüm dünyada kullanıldığını tekrar anlatmaya çalıştığını ancak müşterinin ilgilenmediğini ve satın alınan ürünü iade etmeyi talep ettiğini belirtti. Her bir bilekliğinin kişiselleştirildiğini, müşterinin bilekliğinde üç baş harf bulunduğunu ve atmaktan başka çaresi olmadığını vurguladı. Bilekliğe neredeyse bir saatlik bir emeğin harcandığını da aktardı. Bu durumun radyo amatörleri arasında da tartışmaya yol açtığı bildirildi. Blic'e konuşan ve adının açıklanmasını istemeyen Valjevulu bir radyo amatörü, aynı zamanda eski bir JNA radyotelegrafisti, anahtar noktanın şu olduğunu belirtti: 'Alfabe ve abece, belirli bir yazının harf kümeleridir, Morze kodu ise bu harfleri kodlama yöntemidir. Başka bir deyişle, alfabe Latin yazısındaki harf kümesini, abece ise Kiril yazısındaki harf kümesini temsil ederken, Morze kodu bu harfleri sinyaller aracılığıyla temsil eden bir işaret sistemidir. Morze kodu hiçbir dile ait değildir; Sırpça, İngilizce, Rusça veya başka herhangi bir dil için kullanılabilen evrensel bir sistemdir. Bu nedenle, harfleri temsil etmediği, sadece harflerin nasıl gönderildiğini gösterdiği için ne alfabe ne de abece olarak adlandırılamaz.' Morze kodunun, kısa ve uzun işaretlerin, noktaların ve çizgilerin kombinasyonlarına dayanan bir sinyal aracılığıyla mesaj iletim sistemi olduğu açıklandı. Amerikalı mucit Samuel Morse tarafından 19. yüzyılın ortalarında, öncelikli olarak telgraf ihtiyaçları için geliştirildiği kaydedildi. Klasik yazılardan farklı olarak Morze kodunun, harfleri ve sayıları ışık, ses veya radyo dalgaları olabilen sinyallerle iletme yöntemi olduğu belirtildi. Bu nedenle denizcilikte, havacılıkta, radyo amatörlüğünde ve hatta acil durum sinyali göndermenin gerektiği kurtarma operasyonlarında kullanıldığı aktarıldı. En bilinen örneğin, Morze kodunda '··· ——— ···' (üç nokta, üç çizgi, üç nokta) şeklinde görünen SOS yardım sinyali olduğu vurgulandı. 180 yılı aşkın bir süre önce ortaya çıkmasına rağmen Morze kodunun, modern teknolojilerin gelişmesiyle ortadan kalkmadığı belirtildi. Aksine, özellikle diğer iletişim sistemlerinin başarısız olduğu veya kullanılamadığı durumlarda, günümüzde hala pratik bir uygulaması olduğu kaydedildi. Radyo amatörü, Morze kodunun denizcilik ve havacılıkta, özellikle radyo bağlantısının veya modern cihazların arızalandığı acil durumlarda yedek iletişim yöntemi olarak kullanılmaya devam ettiğini açıkladı. Radyo amatörlüğünde ise hala bir gelenek olarak sürdürüldüğünü belirtti. Morze kodunun günümüzde temel bir hayatta kalma becerisi olarak öğretildiğini ve hemen hemen her durumda uygulanabileceğini kaydetti. SOS yardım sinyalinin dünya genelinde evrensel olarak tanındığını ve el feneri, ıslık veya hatta vurarak gönderilebileceğini de aktardı. Modern teknolojinin başarısız olduğu durumlarda basit ve sağlam bir iletişim sisteminin nasıl belirleyici olabileceğine dair popüler kültürden bir örnek de aktarıldı. Roland Emmerich'in 1996 yapımı bilim kurgu filmi 'Bağımsızlık Günü'nde (Will Smith, Bill Pullman, Jeff Goldblum), uzaylıların Dünya'ya saldırdığı ve ilk saldırılarda neredeyse tüm modern iletişim sistemlerini yok ettiği bildirildi. Bir noktada kahramanların düşmanın gezegen genelinde aynı frekansları kullandığını fark ettiği ve bunun üzerine düşmanın elektronik kontrolüne karşı bağışıklığı olan daha basit ve 'modası geçmiş' bir mesaj iletim yöntemi olan Morze kodunu kullanarak küresel bir karşı saldırı düzenlemeye karar verdikleri aktarıldı.