İran'daki çatışmaların tırmanması ve küresel petrol arzının kilit noktası olan Hürmüz Boğazı'nın kapanması, Sırbistan'da ve tüm dünyada her zaman fiyat artışıyla sonuçlanan enflasyon sorununu yeniden gündeme getirdi. Orta Doğu'daki istikrarsızlık petrol fiyatlarını yükseltirken, artan akaryakıt maliyetleri ulaşım giderlerini ve doğrudan gıda, ürün ve hizmet fiyatlarını etkiliyor. Bu mekanizma bilinen ve neredeyse kaçınılmaz bir süreç olarak kaydedildi. Bir sonraki adımda, tarımdan sanayiye kadar üretim maliyetleri artarak enflasyon üzerindeki baskıyı daha da yoğunlaştırıyor. Çatışma binlerce kilometre uzakta olsa da, etkileri Sırbistan'daki raflara çok hızlı bir şekilde yansıyor. Bu nedenle asıl soru fiyatların yükselip yükselmeyeceği değil, ne kadar hızlı yükseleceği ve bir sonraki darbeyi neyin alacağı olarak belirtildi. Sırbistan özelinde ise, NIS'in satın alınmasıyla durum daha da karmaşık bir hal alıyor. Macarların alıcı kalıp kalmayacağı ve bunun ülkedeki akaryakıt fiyatlarını istikrara kavuşturup kavuşturmayacağı veya siyasi çalkantılara karşı daha hassas hale getirip getirmeyeceği belirtildi. Çoğunluk Rus mülkiyeti nedeniyle Amerikan yaptırımları altında olan NIS'in geçerli çalışma lisansının bugün sona ermesiyle belirsizlik devam ediyor. Lisansın ne kadar süreyle uzatılacağı ve krizin zirvesinin henüz beklenip beklenmediği vurgulandı. Savaşın başlamasından bir buçuk ay sonra petrol rezervlerinin ne kadar olduğu da aktarıldı.