Orta Doğu'daki savaşın küresel turizmi etkilemeye başladığı ve bu durumun seyahat edenlerin bu yılki yaz sezonu planları ile rezervasyon alışkanlıklarını değiştirdiği bildirildi. Bazı Avrupa destinasyonlarının ilgi artışı kaydettiği belirtilirken, havayolu şirketlerinin bilet fiyatlarındaki yükseliş konusunda uyarılarda bulunduğu aktarıldı. Fransız Tur Operatörleri Birliği (SETO) tarafından Tetuan'da düzenlenen yıllık forumda, Figaro gazetesinin aktardığına göre, Akdeniz destinasyonlarının popülaritesini koruduğu belirtildi. Şubata kadar Orta Doğu bölgesindeki yaz sezonu tahminlerinin iyimser olduğu, rezervasyonların yaklaşık yüzde 48'inin zaten yapıldığı açıklandı. Çatışmalar başlamadan önce, İspanya yüzde 1,7 rezervasyon artışıyla en çok talep gören Avrupa destinasyonu olarak kaydedildi. Yunanistan yüzde 1,8 düşüş yaşarken, İtalya'da ilgi yüzde 3,6 arttığı belirtildi. Fransa'nın yüzde 15,2'lik önemli bir büyüme kaydettiği, bunun yerel turizme olan ilgideki artışa işaret ettiği aktarıldı. Fas ise yüzde 8,5'lik bir artış gösterdiği belirtildi. Daha uzak destinasyonlarda ise Mısır yüzde 51,9'luk bir büyüme ile öne çıktığı kaydedildi. Türkiye ve Mauritius ise sırasıyla yüzde 9,3 ve yüzde 12,2'lik bir artış gösterdiği bildirildi. Ancak mart ayının başından itibaren durumun hızla değiştiği açıklandı. SETO verilerine göre, Orta Doğu bölgesindeki destinasyonlara yapılan rezervasyonlar ilk hafta yaklaşık yüzde 15, bir sonraki hafta ise yüzde 25 düştüğü belirtildi. Bu düşüş sadece Orta Doğu'daki en çok etkilenen destinasyonları değil, aynı zamanda daha geniş bir bölgeyi, örneğin daha önce popüler olan Mısır ve Türkiye pazarlarını da etkilediği aktarıldı. Uzmanlar, aynı zamanda destinasyon seçimlerinde bir değişim gözlemlediğini belirtti. Seyahat edenlerin yakınlık ve güvenlik nedeniyle Güney Avrupa'ya yöneldiği kaydedildi. Karayipler, Kanada ve bazı Atlantik destinasyonlarına olan ilginin ise yüzde 10 ila yüzde 35 arasında arttığı vurgulandı. Bild gazetesinin aktardığına göre, turizm akışlarındaki değişiklikler havayolu şirketleri tarafından da fark edildiği belirtildi. Lufthansa'nın iştiraki Alman düşük maliyetli havayolu şirketi Eurowings'in, mayıs sonuna kadar 170 ek uçuşla kapasitesini artırarak yaklaşık 36 bin ek koltuk sunacağını açıkladığı bildirildi. Özellikle Mallorca'ya olan ilginin artmasıyla, Alman havalimanlarından buraya yaklaşık 100 ek uçuş düzenleneceği belirtildi. Kanarya Adaları, Malaga, Napoli, Faro ve Nice gibi diğer destinasyonların da popülerlik kazandığı kaydedildi. Okul tatilinin ilk hafta sonunda Eurowings'in yaklaşık 200 bin yolcu taşımasının beklendiği aktarıldı. Turizm sektörünün aynı zamanda ek zorluklarla da karşılaştığı vurgulandı. Havayolu endüstrisi üzerinde ek baskının yakıt fiyatlarındaki artıştan kaynaklandığı belirtildi. Medya haberlerine göre, Avrupa'da kerosen fiyatlarının ton başına yaklaşık 1.700 dolara yükseldiği bildirildi. Bu artışın ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırısından önceki döneme göre iki kattan fazla olduğu açıklandı. Lufthansa Genel Müdürü Carsten Spohr, havayolu şirketlerinin ek maliyetleri absorbe edemeyeceği konusunda uyarıda bulunduğu bildirdi. Çünkü yolcu başına ortalama kârın yaklaşık 10 avro olduğu belirtildi. Çatışmaların etkisinin Avrupa dışında da hissedildiği vurgulandı. Hürmüz Boğazı petrolüne bağımlı Asya ekonomilerinin enerji ve yakıt tasarrufu önlemleri aldığı açıklandı. Örneğin, Sri Lanka'nın kamu sektörünün bir kısmı için dört günlük çalışma haftası ve yakıt tüketiminde kısıtlamalar getirdiği bildirildi. Mısır'da ise enerji tüketimini azaltmak amacıyla dükkan ve restoranların çalışma saatlerinde değişiklikler duyurulduğu belirtildi. Tayland'da yakıt sıkıntısının Bangkok havaalanına hizmet veren taksi sayısını azalttığı aktarıldı. Bu durumun turistlerin ulaşım için daha uzun süre beklemesine neden olduğu, sürücülerin ise yakıt sıkıntısı korkusuyla uzun yolculuklardan kaçındığı belirtildi. Turizm sektörünün, seyahat ilgisinin hala devam ettiğini değerlendirdiği açıklandı. Ancak seyahat edenlerin giderek daha fazla son dakika kararları aldığı, daha fazla dikkatli davrandığı ve güvenlik risklerini değerlendirdiği vurgulandı. Sektörde, sezonun kaybedilmediği ancak önceki yıllara göre daha istikrarsız olacağı ve uluslararası siyasi olaylara daha yatkın hale geleceği sonucuna varıldığı bildirildi.