İsrail ile İran arasındaki savaş, Orta Doğu'nun kaderini on yıllardır belirleyen 'bu karmaşık jeopolitik durumda kim kimin tarafında yer alıyor?' sorusunu yeniden gündeme getirdiği bildirildi. Gazze, Lübnan, Yemen, Suriye ve Basra Körfezi'ni kapsayan bölgedeki çatışmaların bağlantısız bir dizi kriz gibi göründüğü aktarıldı. Analistler, Orta Doğu haritasının İran'ı destekleyenler, ona kararlılıkla karşı çıkanlar ve tarafsız kalmaya çalışanlar olmak üzere üç ana kampa ayrılabileceğini vurguladı. Bu karmaşık yapının arka planında, 1400 yıldan uzun süredir devam eden, İslam'ın iki ana kolu olan Sünni ve Şii arasındaki tarihi rekabetin yattığı belirtildi. Dünya Müslümanlarının yüzde 80'inden fazlasının Sünni mezhebine mensup olduğu kaydedildi. İran'ın en önemli Şii devleti olduğu, Irak ve Azerbaycan'da da Şii çoğunluğun bulunduğu, Lübnan, Yemen, Suudi Arabistan ve Bahreyn'de ise büyük Şii topluluklarının yaşadığı aktarıldı. İran Devrimi'nden sonra Tahran'ın Şii topluluklar arasındaki etkisini genişletmeye çalıştığı açıklandı. Lübnan'daki Hizbullah'ın İran'ın önemli bir müttefiki olduğu ve Irak'ın da İran'dan enerji bağımlılığı nedeniyle yakın siyasi etkiye sahip olduğu belirtildi. Yemen'deki Şii Husi hareketinin de İran'ın müttefiki olarak görüldüğü vurgulandı. Ülkesinde Şii azınlık bulunmasına rağmen NATO üyesi Türkiye'nin de İran ile ekonomik bağları olduğu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın İsrail politikalarını düzenli olarak eleştirdiği bildirildi. Bölgede bazı devletlerin karşıt bloklar arasında denge kurmaya çalıştığı da belirtildi. Mısır'ın hem Batı hem de İran ile ihtiyatlı ilişkiler sürdürdüğü, Umman'ın ise İran ile Batı arasında geleneksel bir arabulucu rolü oynadığı kaydedildi. İran'ın en büyük rakibinin Sünni dünyasının lideri olarak görülen Suudi Arabistan olduğu aktarıldı. Suudi Arabistan'ın yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün gibi ülkelerin anti-İran bloğunda yer aldığı vurgulandı. Katar'ın İran ile büyük gaz sahaları paylaşırken aynı zamanda bölgedeki en büyük ABD askeri üssüne ev sahipliği yaptığı açıklandı. Azerbaycan'ın İsrail ile yakın askeri işbirliği içinde olduğu ve İsrail'den silah satın aldığı bildirildi. Bu karmaşık ittifak sisteminin merkezinde bölgenin devasa enerji kaynaklarının bulunduğu ve Hürmüz Boğazı'nın küresel enerji arzı için kritik önem taşıdığı belirtildi. Analistlerin, İran, İsrail ve müttefikleri arasındaki çatışmanın tırmanmasının Orta Doğu'nun çok ötesinde sonuçları olabileceğini bildirdiği aktarıldı. Eski bir NATO komutanının, bölgenin bugün 'daha geniş bir küresel çatışmaya tehlikeli derecede yakın' olduğunu belirttiği kaydedildi; yerel bir savaşın kolayca büyük güçler arasında çok daha geniş bir karşı karşıya gelmeye dönüşebileceği vurgulandı.